Somut olaydaki senetlerde bulunması zorunlu unsurlardan olan tanzim tarihi ve lehdar bulunmaması, keşide edenin adı yanındaki sayı ve yazıların da okunaksız olduğunun anlaşılması karşısında, eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ve denetime olanak sağlanması bakımından da aslının dosya içinde bulundurulması gerektiği-
Suça konu çekte keşide yeri ve keşidecinin ad ve soyadı altında da bir yer bulunmadığı, bu nedenle unsurları bulunmayan suça konu çekin özel belge niteliğinde bulunduğunun anlaşılması ve suçun oluşması içinde suçta kullanılan çekin TTK anlamında zorunlu unsurlarının tam olması gerektiğinden, unsurları eksik olan çekin kambiyo senedi vasfında olmaması karşısında, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu-
Yemin teklif etme hakkının hatırlatılmasının ancak ispat yükünün kendisine düşen tarafın yemin deliline başvuru hakkının varlığı ile mümkün olduğu-
Takibe konu çekte keşide yeri olarak “Battalgazi” yazıldığı, keşide yeri olarak gösterilen “Battalgazi”'nin Malatya iline bağlı bir ilçe olup, keşide yerinin bulunduğunun kabulü için zorunlu olan idari birim niteliği taşıdığından, şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği-
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerektiği- Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun, banka veya kredi kurum ve kuruluşlarını temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle işleneceği aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşacağı- Suça konu çekin aslının getirtilerek TTK hükümlerine göre yasal unsurları taşıyıp taşımadığı, aldatma yeteneği bulunup bulunmadığı yönünden incelenmesi gerektiği- Suça konu çekte keşide yeri bulunmaması nedeniyle sanığın eyleminin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu-
İcra mahkemesine başvurusunda borcu kabul ederek ödediğini ileri sürmüş olan borçlunun, takip dayanağı belgenin kambiyo senedi niteliğinde olmadığını ileri sürüp takibin iptalini isteyemeyeceği-
Çekte 17.03.2010 olarak yazılı bulunan "keşide tarihi"ndeki "200" sayısının matbu şekilde basılı iken, yanına -sayıdaki son sıfır silinmeksizin- "10" sayısının yazılmış olması nedeniyle bu tarihi -yani; 20010 tarihini- kabul etmek aşırı şekilcilik olur ve hak kaybına neden olur. Bu nedenle, çekin keşide tarihinin 17.03.2010 olduğunun kabülü gerekir-
Takip konusu çekin süresi içinde bankaya ibraz edildikten 6 ay sonra takibe konulmuş olması, senedin kambiyo senedi niteliğinde etkili olmayacağı, borçlu tarafından hakkında yapılan genel haciz yolu ile takibe süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunulmamış olması halinde, alacaklının "itirazın kaldırılması" talebi kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Yasal süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilmemiş -«ibraz şerhi»ni içermeyen- çekin, «kambiyo senedi» niteliğini kaybetmiş olacağı «âdi havale» hükmünde olacağı—
Konkordato mehli sırasında, çek niteliğini taşımayan belgedeki borcunu kabul etmiş olan borçlunun daha sonra bu belgeye dayanılarak yapılan takipte; «belgenin çek niteliğini taşımadığını» ileri süremeyeceği—
