Davacının davalıdan sözleşme çerçevesinde satın aldığı cihazın gerekli yer keşifleri yapılarak davalı şirket tarafından kurulmasından sonra spiner motorunda sorun çıktığı, servisin ilk başta elektrik donanımında yetersizlik olabileceğini bildirmesi üzerine elektrik donanımının yenilendiği, cihazın yine arıza vermeye devam ettiği, cihazın 4 kez bozulduğu, servisin verdiği bilgiler doğrultusunda gerekli tüm değişiklikler yapılmasına rağmen tekrar arızalandığı, bu şekilde cihazda gizli ayıp olduğu, davalıya ihtarname ile ayıp ihbarında bulunulduğu, alınan bilirkişi raporlarında da cihazdaki gizli ayıbın tespit edildiği, son alınan raporda da faturaya konu her iki cihazın birbirine bağlı ve entegre şekilde çalışabildiği, tek başlarına kullanılamayacağı, bu durumda bir bütün halinde ayıplı malların iade edilerek, bu malların bedellerinin iadesini davacının isteyebileceği- Önceki bozma ilamına göre davacı kiracıya, ayıplı mal satışı iddiası ile davalı satıcı aleyhine dava açması konusunda kiralayan tarafından yetki verildiği, makinelerin toplam bedelinin 65.000,00 USD olduğu, ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi olan 31.01.2006 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü, bu tarih itibariyle efektif satış değerine göre USD'nin TL kur karşılığı olan 1,3303 TL'den 65.000,00 USD karşılığı toplam 86.469,50 TL ayıplı mal bedeli olduğu, davacının asıl dosyada dava değerini ıslah edip toplam 205.075,40 TL talep ettiği, kabul edilen bu miktara göre bakiye 118.605,90 TL miktar yönünden talebin kabul edilemeyeceği- Birleşen dosyada aynı konuda mükerrer talebin söz konusu olduğu gerekçesiyle asıl dosyada davanın kısmen kabulüne, toplam 86.469,50 TL ayıplı mal bedelinin, temerrüt tarihi olan 31.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl dosyada harçlandırılmış ve talep edilen dava değerine göre bakiye 118.605,90 TL alacağa ilişkin talebin reddine, birleşen dosya yönünden aynı konuda derdest dava olması nedeniyle dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, ayıplı mal bedeli iadesine konu, 11.10.2004 tarih ve 00417 seri numaralı faturada yazılı ....  model cihazın ve yine aynı faturada yazılı .. model cihazın davalıya iadesine, iade masraflarının davalı tarafından karşılanmasına karar verildiği-
Mahkemece hükme esas alınan son bilirkişi raporunda ............... ve ................ plakalı araçlar için dosyadaki diğer bilirkişi raporları aksine bir kanaat oluştuğu, anılan bilirkişi raporlarının birbirleri ile karşılaştırılmak suretiyle çelişkinin giderilmediği anlaşılmış olup, Mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi gidermek amacıyla farklı bir heyetten rapor alınarak karar verilmesi gerektiği- Mahkemece imalat hatasından kaynaklı gizli ayıplı olduğu tespit edilen kamyonların işletilemediği günler bakımından, ikame araç kiralanmadığı gerekçesiyle davacının araçları işletemediği günler bakımından vücut bulan zararın tazmini istemi reddedilmiş ise de davacının aracını işletemediği günlerin dosyada belirlenebilir olduğu ve ticari hayatın devamı için bulunan ikame çözümlerin zarar uğranmadığını göstermeyeceği gözetilerek bu günlerin maddi kaybına ilişkin tazminat hesabı yapılması gerekirken bu kalemin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Uyuşmazlık, davacının, dava dışı  ... şirketinden satın almış olduğu aracın ayıplı imal edilmiş olması iddiasına dayalı olarak işçisine ödemiş olduğu tazminatın davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir...
Ayıp nedeniyle satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde, doktrinde "mutlak...", "nisbi..." ve "tazminat metodu" adıyla bilinen değişik görüşler mevcutsa da, öteden beri uygulanan "nispi..." olarak adlandırılan hesaplama yönteminin benimsendiği, bu metoda göre, satış tarihi itibariyle satılanın ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın satış bedeline yansıma miktarı belirlendiği,başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları, satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile ayıplı haldeki rayiç değerleri ayrı ayrı belirlenerek bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oranın satış bedeline uygulandığı-Davaya konu konuta ilişkin değer kaybının tespitinde nispi metod yöntemine uygun olarak hesaplama yapıldığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile açık ve gizli ayıp ile eksik ifa hususlarının doğru şekilde belirlendiği, yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu-
Uyuşmazlık, davacı tarafından davalı şirketten satın alınan otel rezidans dairenin hukuki ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönülmesi ve ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir...
Davacının davalılardan satın aldığı araçta gizli ayıbın olup olmadığı, davalı tarafından verilen servis hizmetinin uzaması nedeniyle kiralanan araç yüzünden uğranılan zararların talep edilip edilemeyeceği ve varsa zararın miktarı noktalarında toplanan uyuşmazlıkta; satıcı ve imalatçının aracın gizli ayıbından kaynaklanan tamir nedeniyle alıcının uğramış olduğu tüm zararları ödemekle yükümlü olduğu, kiralanan araç için aracın tamirde kaldığı süre için talep edilen zararın davacının gerçek zararı olduğunun anlaşıldığı, bu miktarın hüküm altına alınması gerekirken hatalı değerlendirme ile makul tamir süresinin aşan kısmın tazminine karar verilmesinin yerinde olmadığı-
Taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler aksine hüküm bulunmadıkça diğeri için de ticari sayılacağı ve davacıların alacağın avans faizi ile tahsilini isteyebileceği-
Satın alınan araçla ilgili olarak Trafik Şube Müdürlüğünce tutulan kayıtları, aracın sigorta kayıtları ve tramer kayıtları getirtilerek gerektiğinde konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak arızaya sebep olan ayıbın satımdan önce mi sonra mı olduğu yönünde tespite yer vererek, buna uygun karar verilmesi gerektiği-
Bozma kararında belirtildiği üzere, rögar kapaklarının 30-40cm yukarıda kalacak şekilde yapılması, spor alanları ve yürüyüş parkurlarının site sınırları dışında yapılmış olması hususlarının açık ayıp kapsamında olduğu anlaşıldığından, belirtilen hususlara ilişkin bedeller dahil edilmeksizin belirlenen bedele hükmedilmesi gerektiği-
Araçtaki arızanın imâlat hatasından kaynaklandığı ve açık ayıp niteliğinde olduğu sabit olduğundan, bilirkişi tarafından tekrar inceleme ve değerlendirme yapılmasını gerektiren teknik bir konu bulunmadığı- Araçtaki imâlat hatasından kaynaklanan açık ayıp nedeniyle davacının, eBK. 203 uyarınca aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini yönündeki talebinde haklı olduğu-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • ...
  • kayıt gösteriliyor