Davalı kadın boşanma davası öncesinde olduğu gibi çalışmaya devam etmekte olup, davacı erkeğin ekonomik durumunda ise olağanüstü bir değişiklik meydana gelmediğinden, davacı erkeğin ekonomik ve sosyal durumundaki kısmi değişikliğin, yoksulluk nafakasının kaldırılmasını gerektirmeyeceği, ancak nafakanın hakkaniyet oranında indirilmesi sebebi olabileceği- Davalı kadın açısından sosyal ve ekonomik durumunda boşanma öncesine göre önemli değişiklik olmadığına göre, davacı erkeğin gelirindeki azalmanın, "yakıt giderleri ve eğitim giderlerinin davacı tarafından ödeneceğine" dair protokolün maddesinin kaldırılmasını gerektirmeyeceği, hakkaniyete uygun, belirli miktarda uyarlanması sebebi olabileceği-
Nafaka hükümlerine uymamak suçundan yargılanan sanığın 2017 yılı Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin olarak nafaka yükümlülüğünü ihlal ettiğinden bahisle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, müştekinin 2016 yılında yeniden evlenmesi nedeniyle nafaka yükümlülüğünün kendiliğinden sona erdiği dikkate alındığında sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı- İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkacağı-
Müştekinin yeniden evlendiği anlaşıldığından nafaka yükümlülüğünün kendiliğinden sona ermesi sebebiyle sanığın üzerine atılı "nafaka yükümlülüğünü ihlal" suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı-
Boşanma kararı verildikten sonra, ancak henüz bu karar kesinleşmeden, bir başkası ile gayriresmi şekilde birlikte yaşamaya başlayan tarafın sadakat yükümlülüğünü ihlal etmiş olacağı- 
3. HD. 13.09.2018 T. E: 2938, K: 8499-
Evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşamanın yoksulluk nafakasının kaldırılması sebebi olduğu-
Yoksulluk nafakasının, gelecek yıllarda yıllık %15 oranında artırılması talebi ile ilgili olarak karar verilmemiş olmasının bozma nedeni olduğu-
2. HD. 04.06.2018 T. E: 2016/19954, K: 7206-
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebileceği, nafaka yükümlüsünün kusuru aranmayacağı- Maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebileceği, manevi tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemeyeceği- İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafakanın, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkacağı, alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılacağı- Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebileceği- Hakimin istem halinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabileceği- Yoksulluk nafakasının yoksulluğa düşecek olan eş için verilen bir nafaka türü olup, söz konusu bu nafaka boşanma davası kesinleştikten sonra işlemeye başlayacağı- Yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafakanın kaldırılmasına karar verilebileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebileceği, diğer bir anlatımla iradın arttırılması veya azaltılması için tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesinin arandığı, evlilik birliğinde eşler arasında geçerli olan dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğünün, evlilik birliğinin sona ermesinden sonra da kısmen devamı niteliğinde olduğu-
Yoksulluk nafakasının kaldırılması istemi- Boşanma kararının verildiği tarihteki ekonomik ve sosyal durumlar belirlenmemiş ve tarafların boşanma tarihi ile eldeki davanın açıldığı tarihteki mal varlıkları konusunda bir karşılaştırma yapılmamış olduğundan, mahkemece anlaşmalı boşanma kararının verildiği tarihi itibariyle tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının belirlenmesi, belirlenen bu durumun nafakanın kaldırılması amacıyla açılan eldeki davada aldırılan ekonomik ve sosyal durumlar ile kıyaslanması, boşanma kararından sonra tarafların  mal varlığında ve gelirinde bir değişiklik olup olmadığını detaylı şekilde araştırılması, değişiklik var ise, bunun kararlaştırılan nafaka miktarına ne ölçüde etkisi bulunduğunu tartışılması ve başlangıçtaki denge gözetilmek suretiyle, bununla birlikte "çoğun içinde az da bulunur” kuralı gereği, nafakanın tamamen kaldırılması yerine, hakkaniyet ölçüsünde indirim yapılabileceği de gözetilerek karar verilmesi gerektiği-