Murisin mirasçısı olmayıp, mirasçı olduğunu da iddia etmeyen davacı hazinenin "mirasçılık belgesinin iptali" istemine ilişkin açtığı davanın "aktif husumet yokluğu" nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği; davanın "hukuki yarar yokluğundan" reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu- Davacının "murisin ölüm tarihinin bulunmadığı, eş ve çocuk bilgisinin yer almadığı, mirasçısı bulunmaması durumunda mirasının Hazineye intikal edeceği, davanın Hazinenin mirasçılık iddiası nedeni ile açıldığı, sahte veraset ilâmlarına dayalı olarak yapılan tescil işlemleri nedeniyle Hazinenin yolsuz tescilden doğan zararları tazmin yükümlülüğünün bulunduğu, davaya konu olan veraset ilâmının, Hazine davaya dâhil edilmeksizin hasımsız olarak alındığı, iptale konu veraset ilâmı incelendiğinde yabancı uyrukluluk bulunmasına rağmen mirasçılık belgesinin sadece 7 gün içinde düzenlendiği, murisin mirasçıları Lübnan vatandaşı olduğundan bu ülke ile karşılıklılık bulunup bulunmadığı gibi hususların hiç tartışılmadan veraset ilâmı düzenlendiği" şeklindeki temyiz sebeplerinin yerinde görülmediği-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 63. Hukuk Dairesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetk ...
İlgili bağlantılar
