Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya  geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması ve davanın beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir. Aynı şekilde davalı borçlunun borcundan dolayı dava konusu taşınmaz  cebri icra yolu ile satılması halinde de davalı 3. kişi elinde bir bedel kalır ise bu bedel ile sorumlu tutulur. Somut olayda dava dilekçesinin hangi maddeye dayanıldığı yazılmış olmasa dahi yukarıdaki açıklamalar ışığında araştırmanın tüm iptal nedenleri yönünden yapılması gerekir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin 08/01/2019 tarihli gerekçeli kararı ile; "Tüm dosya kapsamı ve deliller değerlendirildiğinde; davanın alacaklılarını zarara uğratma maksadıyla hareket ettiği iddia edilen davacıların, ...