7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesi ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 9/6. maddesi uyarınca elektronik yolla tebligatın, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı-
UYAP evrak işlem kütüğünde bir belgenin “okundu” olarak görünmesinin, Kanun'da düzenlenen anlamda tebliğ veya tefhim niteliği taşımadığı- Salt bu kayda dayanılarak hak düşürücü sürelerin veya kesin sürelerin başladığının kabulünün, 6100 sayılı Kanun'da güvence altına alınan "usuli haklar ile hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkı ilkelerine" açıkça aykırılık teşkil edeceği-
Sürelerin başlaması için, ilgili Yönetmelik ile belirlenen beş günlük yasal sürenin dolması veya fiili bir tebligat işleminin gerçekleşmesi aranacak olup, sisteme girilip evraka bakılması (okunması), yasal tebligat prosedürünün yerini tutmayacağı, yine 6100 sayılı Kanunun 114 ve 115. maddeleri kapsamında, dava şartlarının ve usule ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde doğacak sonuçların, davanın tarafının ancak usulüne uygun şekilde ihtar edilmiş olması durumunda uygulanabileceği dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişkin kanun yararına temyiz talebinin kabulüne karar verilmiş olduğu-
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ...
İlgili bağlantılar
