Borçlar Kanunu’nun "mahdut olmayan zaman için kefalet" başlığını taşıyan 494. maddesinin mutlak emredici kurallardan olmadığı; sözleşme ile aksinin kararlaştırılmasının mümkün olduğu, teminat mektubu olarak kullandırılan kredinin kefilden tahsili için genel haciz yoluyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali davasında; icra takibi sırasında teminat mektubu henüz nakde çevrilmemiş olduğundan, davacı, bu evrede icra takibine girişmekte haksız ise de, harcını yatırmak suretiyle varlığını iddia ettiği alacağının tahsili için bu davayı açtığına göre usul ekonomisi nazara alınarak davaya alacak davası olarak bakılmasının gerekeceği-

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 28.6.1996 gün ve 19896/4820 – 6805 sayılı ilamı; (...Davacı vekili, “müvekkili banka ile dava dışı borçlu Tek Güç İnşaat Dekorasyon Ticaret Ltd. Şti. arasında 1.8.1990 tarihinde 300.000.000.- TL.lık, 20.8.1991 tarihi ...