8. HD. 28.03.2018 T. E: 2015/22186, K: 10163-
1956 tarihli Nafaka Alacaklarının Yabancı Memleketlerde Tahsiline İlişkin sözleşmenin, nafaka yükümlülüğüne ilişkin yabancı ilamların, ilamın verildiği devlet dışında sözleşmeye taraf diğer bir devlette doğrudan icrasına imkan vermediği- Nafaka yükümlülüğüne ilişkin yabancı ilamın Türkiye'de icra edilebilir olması için tenfiz kararı verilmesi gerektiği- Nafaka yükümlülüğü konusundaki yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi isteğine ilişkin uyuşmazlıkta, hem Türkiye hem de kararın verildiği Almanya'nın taraf olduğu Lahey Sözleşmesi hükümlerinin gözetilmesi gerektiği-
Konusu ve tarafları aynı olan yabancı mahkeme kararının tanındığı ve kararın kesinleştiği bu nedenle kesin hüküm teşkil edeceği-
TBK. mad. 19 uyarınca dava açılabilmesi için, İİK. mad. 277 vd uyarınca açılan tasarrufun iptali davasından farklı olarak, davacının kesinleşmiş bir alacağının varlığı ön koşul değilse de, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olması için davalıdan bir alacağının olmasının gerektiği- Mahkemece, davacının açtığı katkı payı alacağı davasının sonucunun beklenmesi gerektiği-
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince " ..muris .............ın ölümü ile evliliğin Türkiye'de sona erdiği, Türk Hukukuna göre devam eden bir evliliğin olmadığı, 1994 yılında kesinleşen yabancı mahkeme ilamının tanınmasının istenemeyeceği, davacı mirasçılarının iş bu davayı açmakta hukuki yararlarının kalmadığı" gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmişse de, yabancı ilamın tanınması halinde, kesin hüküm etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ve sonuç doğuracağına göre, davacının ilamın tanınmasını ve tenfızini istemekte korunmaya değer hukuki yararının olduğu, o halde Bölge Adliye Mahkemesince işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dava şartı yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesinin hatalı olduğu-
Yabancı ülke mahkemesinde davaya konu nafaka davasını açan davalının eşi ve ortak çocukların annesi olan davacının bu kararın tenfizinde hukuki yararı bulunduğu-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemi-
Boşanma davası devam ederken kesinleşen yabancı mahkeme boşanma kararının, tanıma kararı ile kesinleştiği andan itibaren kesin hüküm ifade edeceği; tedbir nafakasına ise boşanma veya ayrılık davasının de­vamı süresince hükmolunabileceği; evliliğin sona ermesinden sonra tedbir nafakasına hükmedilemeyeceği; tarafların yabancı mahkeme kararı ile boşandıkları dikkate alınarak, davacı yararına dava tarihinden bu tarihe kadar geçerli olacak şekilde tedbir nafa­kasına hükmedilmesi gerekeceği-
Dava tarihinde reşit olan çocuk yararına tedbir nafakasına hükmedilmesini, çocuğun -yanında bulunduğu- annesinin talep edemeyeceği–

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.