Taraflar arasındaki alacak davasının esastan reddine karar verildiğine göre; reddedilen tutar üzerinden davalı lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmekle birlikte usuli kazanılmış hak oluşmayacağı- Dava konusu taşınmazdaki 2/4 pay, oğlu adına kayıtlı iken hükmen Vakıf adına tescil edildikten sonra, sulh hukuk mahkemesinin kararı ile ortaklığının giderilmesine karar verildiği, kararın kesinleşmesi neticesinde eldeki davanın yargılaması devam ederken cebri satış suretiyle dava dışı kişilere ihale edildiği, ihalenin kesinleşmesi ile birlikte tapu kütüğünde ihale alıcıları adına tescil edildiği, asıl ve birleştirilen davanın davacıları tarafından dilekçeler ile tapu iptali ve tescil isteminin bedele dönüştürüldüğü, ayrıca asıl dava davacılarına vekâleten sözleşme ile; birleştirilen davanın davacılarına vekâleten sözleşmeler ile dava neticesinde elde edilecek hakların belirli paylarını başkalarına temlik ettikleri gözetildiğinde, aynî bir hakkın bu şekilde devri mümkün değil ise de alacak hakkının devri mümkün olduğundan temlik alanlar lehine hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, bu nedenle, alacak istemi bakımından temlik alanların temlik edilen oranlarda davacılar yerine geçtiği (taraf sıfatı kazandıkları) kabul edilerek haklarında hüküm kurulmuş olmasının yerinde olduğu- “Çekişmeli payın, ortaklığın giderilmesi davası neticesinde satıldığı, davacılar tarafından istemin bedele dönüştürüldüğü, cebri satış nedeniyle davacılar arasındaki el birliği hâlinde mülkiyetin son bulduğu, bedel üzerinde el birliği mülkiyetinden bahsedilemeyeceği, davacıların satış bedeli üzerindeki haklarının miras payları oranında alacak hakkına dönüştüğü, direnme kararının bu gerekçeyle yerinde olduğu” ileri sürülmüş ise de bu görüşün Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
Süresi içinde itirazın kaldırılması veya iptali davası açılmayan, itiraz üzerine durmuş ilamsız takiplere konu alacak nedeniyle tekrar ilamsız icra takibi yapılamayacağı, şartları varsa alacak davasına konu edilebileceği-
Trafik kazası sonucu oluşan araç değer kaybının tahsili istemi-
Alacak davası-
2. HD. 28.05.2018 T. E: 2016/19261, K: 6828-
22. HD. 05.02.2019 T. E: 363, K: 2419-
8. HD. 19.09.2018 T. E: 2017/11108, K: 15932-
Davacının, davalıyı, dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığından, hükmedilen alacağın dava dilekçesinde talep edilen miktarına dava, ıslah edilen miktarına ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği-
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktarın 2.293,78 TL olup mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 4.270,00 TL’nin altında kaldığı, temyiz dilekçesinin reddine ilişkin mahkemece verilen ek karar HMK.'nun ilgili hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekeceği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
