696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark ücret alacaklarının bulunup bulunmadığı- İki ayrı iş sözleşmesinin asılları davalı kurumdan getirtilerek, iki sözleşme yapılmasının nedeni ve bu farklı iki sözleşmeyle ilgili diyecekleri taraflardan sorulmak suretiyle yapılacak araştırmanın sonucuna ve dosya kapsamına göre yeniden karar vermek gerektiği-
Alacak davası-
TBK. 19 uyarınca muvazaalı araç satışı nedeniyle uğranılan zararın tazminine yönelik davada, davacıların talebi miras hukuku ilkelerine dayanmadığından ve "muris tarafından davacı asile halk otobüsü hissesi devredildiği hususunun" ispatına yönelik beyanlar dışında yazılı bir delil de dosyada mevcut olmadığından, diğer davacılar yönünden muvazaanın varlığı kabul edildiğine göre davacılardan ... yönünden muvazaanın varlığının kabul edilmesi gerekirken anılan davacı yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu- Belirsiz alacak davası olarak açılan davada, alacağın miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde tahkikat sona ermeden hakim tarafından verilecek iki haftalık kesin süre içerisinde davacı alacağını belirleyerek bu miktar üzerinden talebini arttırabileceğinden, mahkemece davacılara, alacak miktarını belirlemek üzere HMK’nın 107/2. maddesi gereğince süre verilmesi gerektiği-
davalının sorumluluğunda bulunan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebi- İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenerek, çelişkiyi gideren açıklamalara yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden (mümkün ise), mümkün değil ise davacının ikametgahına en yakın başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden veya yetkili sağlık kuruluşundan davacıda oluşan arazların niteliğine uygun uzman hekimlerin (göğüs hastalıkları uzmanı ve plastik cerrahi uzmanının/deri ve zührevi hastalıklar uzmanının) de içinde bulunduğu heyetten sağlık kurulu raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasi Genel Şartları gereği sigorta şirketi, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı uğranılan maddi tazminatı poliçede belirlenen teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür.
Davacı vekili tarafından tarihi açıklanan dilekçeyle dava tarihinden geçerli olarak yasal faiz istenilmiş ise de değer artış payı ve katılma alacağına ilişkin isteklerde karar tarihinden geçerli olarak faiz yürütülmesi gerekeceği-
Trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemi-
Tarafların, uygulanacak faiz oranını belirlerken, 6098 sayılı TBK'nun 120/2. maddesinde öngörülmüş olan sınırlamayı dikkate almak zorunda olduğu, davacının takip konusu alacak kalemlerine uygulanması gereken azami faiz oranı TBK'nun 120/2. maddesine düzenlenmiş yıllık temerrüt faiz oranı olup, davacı kooperatifin genel kurullarında kabul edilmiş temerrüt faiz oranının, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata yani 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2/1. maddesine göre belirlenen yasal faiz oranının %100 fazlasını aşamayacağı-
Uyuşmazlık, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı 03.01.2020 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti talebine ilişkindir...
Davacının 3180,00 TL' nin tahsili için Tüketici Mahkemesi' nde dava açtığı uyuşmazlıkta, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiş olan 6502 Sayılı Yasa'nın 68. maddesine göre tüketici olan davacının, bu miktar için zorunlu olarak Tüketici Hakem Heyetine başvuruda bulunması gerektiği; mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği-
İş hukukundan kaynaklanan alacaklar bakımından baştan belirli veya belirsiz alacak davası şeklinde belirleme yapılamayacağı- Davacı, çalışma süresini, kendisine en son ödenen aylık ücret miktarını, tazminat hesaplamasına esas alınacak aylık ücrete ek para veya parayla ölçülebilen sosyal menfaatleri belirleyebilecek durumda olduğundan, taraflar arasında, tazminat alacaklarına hak kazanıp kazanmama noktalarında var olan uyuşmazlık da, söz konusu tazminat alacaklarını belirsiz alacak haline getirmeyeceği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
