Davacının iş sözleşmesi ihbar tazminatı içermeyen ikale sözleşmesi ile sona erdiğinden ve ikalenin irade fesadına dayandığı da iddia ve ispat edilemediğinden kıdem tazminatının ikalede ödemeye esas alınan farkının hüküm altına alınması gerektiği-
Borçlu şirket hakkında verilen iflas kararının, istihkak iddiası hakkında verilen karardan sonra kesinleştiği, bu durumda, mahkemece, adı geçen borçlu şirket yönünden, İİK'nin 193/2 maddesi uyarınca takibin düştüğü ve hacizlerin kalktığı, dolayısıyla dava konusuz kaldığından, istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, yargılama giderleri ile maktu karar ve ilam harcının ve nispi vekalet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekeceği-
Mahkemenin bedelde muvazaa iddiası konusundaki delillerinin, varsa davalının karşılık delillerinin sorulup toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Tasarrufun iptali davalarında, davalı borçlu ile davacı arasındaki alacağın gerçek olmadığını ileri sürülmesi halinde bu hususun araştırılmasının zorunlu olduğu zira alacaklının gerçek bir alacağının olmadığı hallerde tasarrufun iptali davasının dinlenmesine imkan bulunmadığı-
Tasarrufun iptali davasında, aciz vesikası sunulması için uygun süre verilmeden davanın reddedilmesinin yanlış olduğu; zira 28/02/2022 tarihli haciz tutanağının aciz vesikası niteliğinde olduğu görüldüğünden davanın esası hakkında inceleme yapılması gerektiği- Davalı-borçlunun istinafa cevap dilekçesinde, diğer davalıya olan borcunu ödediği, davalı-3.kişinin en kısa zamanda alacağını tahsil ettiğine ilişkin bilgiyi icra dosyasına sunacağı bildirildiğinden ödemeye ilişkin bu iddianın da araştırılması gerektiği; söz konusu beyanın gerçek olması halinde, tasarrufun iptali davasının konusuz kalacağı ve yargılama gideri, vekalet ücreti açısından haklılık durumunun belirlenmesi gerekeceği-
Katılma yoluyla temyiz hakkının kullanılabilmesi için kararı temyiz eden tarafın temyizinin usulüne uygun olması gerektiği-
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasından dolayı..
Mahkemece ilk hüküm kurulurken dava dışı mirasçılar da dahil edilerek tüm mirasçılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmişken, direnme hükmü sırasında, yalnızca dava açan mirasçı bakımından hüküm kurulmuş olmakla, yeni bir hüküm oluşturulduğu, hal böyle olunca kurulan bu yeni hükmün incelenmesi için Özel Daireye gönderilmesinin gerektiği-
Her ne kadar eski Medeni Kanunda eşler arasında cebri icra yasağı hükmüdüzenlenmiş ise de, birbirlerine karşı hukuksal ilişkiler nedeniyle dava açamayacaklarına dair bir düzenleme getirilmediğine göre; yeni Medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden önce edinilmiş olan taşınmaz ile ilgili eşlerin birbirleriyle yaptıkları hukuksal tasarruflar nedeniyle dava açma olanaklarının mevcut olduğu–
Mahkemece verilen yetkisizlik kararının taraflara tebliğ edildiği, istinaf talebi bulunmadığından kesinleştiği, bu durumda HMK 20/1 maddesi gereğince iki haftalık süre içinde dava dosyasının yetkili Mahkemeye gönderilmesine dair talepte bulunulması gerektiği halde bu yönde bir talep bulunmadığından ilgili yasa hükmü gereği İlk Derece Mahkemesince açılmamış sayılmasına dair karar verilmesi ve kendini vekille temsil ettiren davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
