Hukuki nitelendirme hakime aittir. Gerek icra dairesine sunulan ve gerek red kararının kaldırılması için mahkemeye verilen dilekçelerin değerlendirilmesinden şikayetçinin talebinin, önceki sıra cetvelinin düzenlendiği tarihten itibaren dosya alacağına işleyen faizin, dosyaya sonradan gelen hak ediş tutarından ödenmesine ilişkin olduğunun anlaşıldığı- Şikâyetçi alacaklının bu döneme ait faize hak kazandığı tartışmasız olduğu gibi (eğer üzerinde haczi varsa) dosyaya sonradan gelen hak edişin paylaştırılması için yapılacak sıra cetvelinden de bu alacağını almak hakkı bulunduğu- Vakıaların sunulması taraflara, hukuki niteleme ve dolayısıyla istem dilekçesini yorumlamak hakime ait olduğundan, alacaklının bu talebinin yeniden sıra cetveli yapılmak suretiyle bakiye alacağın tarafına ödenmesi olarak anlaşılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği- Hal böyle olunca yerel mahkemece, dosyaya gelen sonraki tarihli hak ediş tutarının yeni bir sıra cetveli yapılmak suretiyle paylaştırılmasına karar verilmesi gerekirken önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerinde şikayet olunan banka lehine konut finansmanı kredisinden kaynaklı ipotek tesis edilmiş ve şikayete konu sıra cetvelinde bankanın konut kredisinden kaynaklanan alacağı yanında, kredi kartından ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacakları da ipotek kapsamına dahil edilerek, bankaya 1. sırada pay ayrıldığı, bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerindeki ipoteğin konut finansmanı kredisinin teminatı olduğu, İpotek akdinde yer alan, ipoteğin nakdi ve gayri nakdi diğer tüm kredi sözleşmelerinden kaynaklanan, doğmuş ve doğacak tüm alacakların teminatı olmak üzere tesis edildiğine ilişkin kayıtlar, yanıltıcı mahiyette olduğundan tüketici olan borçlu yönünden yazılmamış sayılacağı, bu sebeple, bankanın kredi kartından kaynaklanan alacağının ipotek kapsamında olmadığı-
İcra müdürlüğünce yapılan maaş hacizlerinin ve yapılması gereken kesintilerin İİK. mad. 355 uyarınca bildirilmesi üzerine, borçlunun görev yaptığı kurumca düzenlendiği anlaşılan ve maaş hacizleri ile ilgili yapılan sıralamanın "sıra cetveli" niteliğinde olmadığı- Mahkemece sadece muvazaanın tespit ile işlemin iptaline karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, kurum tarafından yapılan sıralamanın sıra cetveli niteliğinde olduğu kabul edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğu-
İcra müdürlüğü'nce düzenlenen ve maaş haczine ilişkin yapılan sıralamanın İİK mad. 140/1 uyarınca sıra cetveli niteliğinde olup, ispat yükünün davalıda olduğunun kabulü doğru görülmediği, muvazaa iddiasına dayalı olarak açılan iptal davasında ispat yükü yönünden uyuşmazlığın genel ilkelere göre çözülmesi gerektiği-
Yedieminlik ücretinin, muhafaza tedbirine konu takip dosyasından başka bir dosyada ayrı bir takip konusu yapılması halinde, yedieminlik ücretinin öncelikle ödenmeyeceği- Yedieminlik ücretinin satış bedelinden öncelikle ödenmesi mümkün olmadığından, satış tutarının, bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmeyeceğinin anlaşılması halinde, icra dairesince alacaklıların bir sıra cetveli yapılması gerektiği-
Yedieminlik ücretinin, muhafaza tedbirine konu takip dosyasından başka bir dosyada ayrı bir takip konusu yapılması halinde, yedieminlik ücretinin öncelikle ödenmeyeceği- Yedieminlik ücretinin satış bedelinden öncelikle ödenmesi mümkün olmadığından, satış tutarının, bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmeyeceğinin anlaşılması halinde, icra dairesince alacaklıların bir sıra cetveli yapılması gerektiği- Şikayete konu takip dosyasında ise icra müdürlüğünce sıra cetveli yapılmaksızın paranın alacaklıya (yediemin) ödendiği görüldüğünden, şikayetçi vergi dairesinin şikayette bulunmakta hukuki yararının bulunduğu-
Davacının kendi kusuru ile alacaklısı olan A.Ş’nin borcunu icra dosyasına ödediği ve anılan şirketin üçüncü kişiye olan borcunu da -6183 s. K. mad. 79 uyarınca- ödemek zorunda kaldığı, bu nedenle alacaklısı olan şirketin sebepsiz zenginleştiği, icra dosyasında, üzerine haciz konulan bir alacak veya paraya çevrilen menkul veya gayrimenkul bir mal bulunmadığı, sıra cetvelinin, üzerinde birden fazla haciz bulunan ve alacağın karşılanması için paraya çevrilen bedelin alacakları ödemeye yetmemesi durumunda düzenlenmesi gerektiği gözetildiğinde icra memuruna atfı kabil bir kusur bulunmadığı-
İİK.'nun 355. maddesi uyarınca düzenlenen ve maaş hacizleri ile ilgili yapılan sıralamanın İİK'nın 140/1. maddesinde tanımlanan sıra cetveli niteliğinde olduğundan söz edilemeyeceği, somut olayda davacının alacaklı bulunduğu ........ İcra Müdürlüğü'nün .......... Esas sayılı dosyasından borçlunun çalıştığı işyerine maaş haczi için yazılan yazıya İ.U.H.M. Sanayii A.Ş tarafından verilen cevapta; icra borcunun sıraya konduğu, ........ İcra Müdürlüğü'nün ............ Esas sayılı dosyasındaki borcun bitiminden sonra kesinti işlemine başlanacağının bildirildiği, bu yazının davacı tarafa tebliğ edilmediği, bu durumda Mahkemece, davanın süresinde açıldığının kabulü ile uyuşmazlığın TBK'nın 19. (818 sayılı BK'nın m. 18) maddesinde düzenlenmiş genel muvazaa ilkelerine uygun olarak çözümlenmesi gerekirken hangi tarih olduğu somut olarak belirtilmeksizin ve yasal dayanağı bulunmadığı halde öğrenme tarihinden itibaren davanın yasal süresinde açılmadığının kabulü ile davanın reddinin doğru olmadığı-
İcra müdürlüğünce yapılan maaş hacizlerinin ve yapılması gereken kesintilerin İİK. mad. 355 uyarınca bildirilmesi üzerine, İl Müftülüğü’nce düzenlendiği anlaşılan ve maaş hacizleri ile ilgili yapılan sıralamanın "sıra cetveli" niteliğinde olmadığı- Hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve bunlara bağlı netice-i taleplerle bağlıysa da, hukuki tavsiflerle bağlı olmayıp, kanunları re'sen uygulayıp neticeye vardırmakla yükümlü olduğundan, mahkemece, davanın (TBK. mad. 19) muvazaa iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olduğunun kabulü ile ispat yükü yönünden genel ilkelere uygun olarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği-
