Yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağrısına dair kararının davacıların bizzat kişisel haklarını etkilemediği, ayrıca çağrının usulsüz olması tek başına bile bir genel kurul kararının iptali sebebi olmadığı halde genel kurul toplantısının yapılmasından sonra alınan kararlara karşı dava açmak mümkün iken yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağrısına ilişkin kararının iptalinin mümkün olmadığı, davanın reddi yerine kabul kararı verilmesinin doğru olmadığı-
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasında 01.02.2006 tarihli genel kurul hazirun cetveli dosyaya sunulmadığından sahteliğinin davacı tarafından ispat olunamadığı ve böylece yokluk iddiasının subut bulmadığı, iptal talebinin ise yasal sürede yapılmadığı, 20.10.2009 tarihli genel kurulun yoklukla malul olduğu hususunun önceki karar ile kesinleştiği, diğer genel kurullardaki toplantı yeter sayısı ve oylamaların sahtecilik ile sakat bulunduğu, bu nedenle kararların yoklukla malul olduğu-