Tensip zaptının tebliğ belgesine ''Mernis Adresi'' yazılarak tebliğe çıkarıldığı ve dağıtıcı tarafından TK.'nun 21/2.maddesine göre 16/10/2012 tarihinde tebliğ edildiği ve bu tebliğ işlemine dayanılarak yargılamaya devam edilerek karar verildiğinin görüldüğü, TK.'nun 10/2.. maddesi gözardı edilerek borçluya önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya TK.'nun 21/2. maddesine göre çıkartılan bu tebligatın usule aykırı bir tebligat olduğu, ayrıca Hukuk Genel Kurulu’nun 08/10/2008 tarih ve 2008/12-536 E.- 2008/574 K.sayılı kararında belirtildiği üzere, Tebligat Kanunu'nun 23/9.maddesi gereğince tebliğ memurunun adı ve soyadının tebliğ mazbatasında bulunması zorunlu olduğu halde bu zorunluluğa da uyulmadığının anlaşıldığı, o halde, mahkemece, şikayetçi usulüne uygun duruşmaya davet edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilerek tarafların delilleri toplanmak suretiyle şikayetin incelenmesi gerekeceği-
Davalı dava tarihinden önce, davacıya keşide ettiği ihtarnamede adresini bildirmiş olup, açılan davadan bir gün sonra aynı zamanda tebligat adresi olan kiralananı boşalttığını belirttiğinden dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiyenin ödeme emrinin gönderildiği adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğinin geçersiz olduğu-
Taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- Talimat icra dairesince satış ilanı tebliğ edilen adrese usulüne uygun yapılmış her hangi bir tebligat olmadığı gibi bila tebliğ dönmüş bir tebligat da olmadığından, satış ilanı tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine aykırı olduğu- Satış ilanının talimat icra müdürlüğünce bildirilen ve borçlunun bilinen en son adresi yerine eski adresine tebliğ edilmesinin de yasaya aykırı olduğu-
Davalıların işyerlerinde yapılan dava dilekçesi tebliğinin aynı işyerinde çalışıp çalışmadığı ve işyerindeki hangi sıfatıyla tebliğ edildiği belirtilmeksizin, asıl davanın diğer bir davalısı olan şahsa yapıldığı, ayrıca tebligat mazbatalarında Tebligat Kanunu'nun 20. maddesi hükmü uyarınca tebliğ yapılacak kişinin geçici olarak başka bir yere gidip gitmediği hususunda da bir açıklama bulunmadığı görülmüş olup anılan davalıların davaya katılamadığı bilindiğinden davalılara yapılan dava dilekçesi tebliğlerinin usülsüz olduğu-
Davalı şahıs ve davalı şirket tasfiye memuru adına çıkartılan, gerekçeli karar ve davacı yanın temyiz dilekçesi tebliğlerinin, bila tebliğ iade edilmesi neticesinde, doğrudan Tebligat Kanunu. mad. 35 'e göre yapılmış olup, adı geçenlerin mernis adreslerinin tespit edilerek, gerekçeli karar ve davacı yanın temyiz dilekçesinin bu adreslere usulünce tebliğ edilmesi gerektiği-
Şikayet konusu yapılan ödeme emri tebligatının TK.'nun 10/2. maddesi gözardı edilerek, borçluya önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya TK.'nun 21/2 maddesine göre çıkartıldığı ve bu tebligatın usule aykırı bir tebligat olduğu- Usule aykırı tebliğin hükmü ise 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32.maddesinde ve Tebligat Yönetmeliği'nin 53.maddesinde düzenlendiği; tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise geçerli sayılıp, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği-
Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise geçerli sayılıp, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği-
Davaya konu ihalenin yapıldığı İcra Müdürlüğü’nün dosyasında, satış ilanın, borçlu vekiline tebliğ edildiği, adı geçen vekil tarafından borçlunun vefat ettiği, vekalet görevinin sona erdiğinin bildirilmesi üzerine şikayet konusu yapılan satış ilanı tebligatının TK.'nun 10/2. maddesi gözardı edilerek davacı borçlu mirasçısına önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya TK.'nun 21/2 maddesine göre çıkartıldığı ve bu tebligatın usule aykırı bir tebligat olduğu-
Şikayet konusu yapılan tebligatın TK.'nun 10/2. maddesi gözardı edilerek borçluya önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya TK.'nun 21/2. maddesine göre çıkartıldığı ve bu tebligatın usule aykırı bir tebligat olduğu görüldüğünden, usule aykırı tebliğin hükmü ise 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32.maddesinde ve Tebligat Yönetmeliği'nin 53.maddesinde düzenlenmiş; tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise geçerli sayılıp, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceğinden, mahkemece ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olduğuna yönelik şikayetinin kabulü ile tebliğ tarihinin tebligattan haberdar olunduğu ileri sürülen “08.02.2012” olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekeceği -
Davalının bu davadan önce yerleşim yerini farklı bir adrese taşıdığı anlaşıldığından, daha önce açmış olduğu dava dilekçesinde belirttiği adrese Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca yapılan tebligatın usule uygun olmadığı-
