Taraflar arasındaki alacak davası-
Menfi tespit konulu ilamın anılan maddeler karşısında kesinleşmeden takibe konulabilmesinin olanaklı olmadığı, menfi tespit istemi yargılama aşamasında istirdata dönüşse de yasa gereği bu tür ilamların icrası için kesinleşme şartının aranmasının gerekeceği-
Davalı tarafça ön inceleme safhasında dava kabul edilmiş ve davalının bu beyanına göre ilk celse deliller toplanmadan davanın kabul edilmesine göre davacı yararına vekalet ücreti belirlenirken karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 6.maddesi dikkate alınmadan karar verilmesinin bozmayı gerektireceği-
Borçlunun icra müdürlüğünün yaptığı hesaplamanın hatalı olması nedeniyle kendisinden fazla para tahsil edildiğinden bahisle ilama aykırı hesaplamanın iptali ile fazla ödenen kısmın iadesine karar verilmesini icra mahkemesinden isteyebileceği-
Mahkemece, davacı ile davalı kooperatif arasında düzenlenmiş 11 adet borç senedindeki imzaların davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacının ana para ve faiz borcu ile birlikte bu senetlerden dolayı davalıya toplam 7.743,31 TL borçlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının aleyhinde devam eden icra takibinde bu miktarın üzerinde kalan kısım kadar davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesinin yerinde olduğu-
Taraflar arasındaki menfi tespit davası-
İmzası inkâr edilmeyen ve kambiyo senedi niteliğinde olan bonoya dayanan davada, ispat külfetinin davacı tarafta olacağı-
İhtiyati tedbir kararın infazına ilişkin şikayeti inceleme yetkisinin kararı veren mahkemeye ait olduğu, icra mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekeceği-
Borçlunun, iptal kararı hamiline iyi niyetli ödemede bulunduğu takdirde ödemede bulunduğu şahıs gerçek alacaklı olmasa dahi, mevcut iptal kararına güvenerek yaptığı ödeme ile borcundan kurtulacağı-
Muaccel borcun ödenmediği gerekçesiyle itirazın kaldırılabilmesi için, borcun olmadığına dair açılmış olan menfi tespit davası kararının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması gerekeceği-
