BK. 388/son (şimdi; TBK. mad. 504/3) uyarınca, vekilin hususi bir yetkiye sahip olmadıkça kambiyo taahhüdünde bulunamayacağı—
Borçlunun ibraz ettiği -tarihsiz- «ibra belgesinde» takip dayanağı senede atıfta bulunulmamış olması halinde, borçlu, borcunu ödediğini -İİK. 169/a-I, c: 2’de öngörüldüğü biçimde- kanıtlayamamış sayılacağından, icra mahkemesince itirazın reddine karar verilmesi gerekeceği—
Borçlu şirketin itirazının «yetkili kişilerin çekleri imzalamaması nedeniyle borçtan sorumlu olmadıklarına» yönelik olduğundan, -İİK. 169a/VI, c: 1 uyarınca- bu itirazın kabulü halinde, talebi bulunan borçlu şirket lehine -% 20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerekeceği—
Zamanaşımını kesen işlem hangi borçlu hakkında ise, sadece ona karşı sonuç doğuracağı ve BK. 134 hükmünün (şimdi; TBK. mad. 155) kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takiplerde uygulanmayacağı—
Borcun esasına itirazda bulunmayıp «borcun muaccel olmadığı» iddiasında bulunan ve bu iddiasını kanıtlayan borçlu lehine -«alacaklının kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu» kanıtlanmadıkça- inkar tazminatına hükmedilemeyeceği—
«Vekalet» veren kişinin yasaya aykırı biçimde «vekalet verdiği» hususunun icra mahkemesince -vekaletname iptal edilmediği sürece- değerlendirilemeyeceği—
Borçlunun «imza itirazı»nın yer aldığı dilekçede «tahrifat iddiası»nda da bulunabileceği—
İcra takibine süresinde itiraz edilmesinden sora, alacaklının takipten feragat vazgeçmesinin icra inkar tazminatı hükmedilmesini engellemeyeceği-
İcra mahkemesince «borca itirazın süre aşımı nedeniyle reddi» halinde -İİK. 169a/VI, c: 1 uyarınca- alacaklı yararına tazminata hükmedilemeyeceği—