Davacının 2022 yılına ilişkin aylık ücret miktarının belirlenmesi ile ilave tediye alacağına yürütülecek faizin oranı-
Uluslararası nakliyat faaliyetinin yürütüldüğü işyerlerinde hizmet akdi ile şoför olarak çalışanlara yurt dışı görevlendirmelerinde sefer primi, sefer yolluğu, harcırah adı altında yapılan ödemelerin 506 sayılı Kanun’un 77. maddesinde yer alan “yolluk” veya 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesindeki “görev yolluğu” ibareleriyle teknik ve somut olarak tam anlamıyla örtüşmediğinden bu tür uyuşmazlıklar yönünden maddelerdeki kavramların, yalnızca araca bağlı zorunlu giderler şeklinde anlaşılması, başka bir anlatımla sigortalılara söz konusu adlar altında yapılan ödemeler içerisinden yalnızca araca bağlı zorunlu harcamaların ayrıştırılıp geri kalan tutarın sigorta primine esas kazanca dahil edilmesi gerektiği- İddia edilen ücret miktarının HUMK'un 288 ve 292. (HMK'nın 200 ve 202.) maddelerindeki hükümler çerçevesinde ispat edilmesi ve bu kapsamda dosyada yer alan yazılı belgeler irdelenerek ödemeler ayırıştırmaya tâbi tutulması ve belgelerin ait olduğu çalışma dönemi bakımından yazılı delil oluşturacağı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
İlk Derece Mahkemesince iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemli eldeki davada davacının iş kazasının gerçekleştiği tarihte almakta olduğu ücretin tespitinde dava konusu farklı olan işçilik alacağı dosyasında yapılan emsal ücret araştırmasına ilişkin yazı cevaplarına göre hazırlanan bilirkişi raporuna göre verilen kararın eksik araştırma ve incelemeye dayandığı- Davacının öncelikle kaza tarihinde sendika üyesi olup olmadığı tespit edilerek sendika üyesi ise toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücretin dikkate alınması, sendika üyesi değilse kaza tarihinde metro inşaatında yer altı tünel işçisi olarak çalışan davacının yaşı, kıdemi, yaptığı işin özellikleri ve usta niteliğinde olup olmadığı belirlendikten sonra kaza tarihinde alabileceği ücretin tespiti için TÜİK, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve ilgili meslek odalarından emsal ücret araştırması yapılarak tespit edilen ücret miktarını kaza tarihindeki asgari ücrete oranlayıp tespit edilecek asgari ücret katını ise davacının kararı temyiz etmemesi nedeniyle davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında bilirkişi hesap raporuna uygulayarak bu raporda esas alınan işlemiş devre tarihinden sonra yürürlüğe giren asgari ücret değişikliklerini rapora yansıtmadan alınacak bilirkişi hesap raporu kapsamında ve davacının kararı temyiz etmeyen davalı iflas hâlinde A.Ş. yönünden elde ettiği usuli kazanılmış hakkı da gözetilerek sonucuna göre maddi ve manevi tazminat istemi hakkında bir karar verilmesi gerektiği-
Davacının ücretinin doğru belirlenip belirlenmediği, iş sözleşmesinin feshi ve fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı-
Uygulanacak hukuk, iş sözleşmesinin feshi ve bu bağlamda kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı, ücret seviyesi ile alacakların hesaplanması-
Davacının ücretinin düşürülüp düşürülmediği ve fark ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya ilişkin alacağı bulunup bulunmadığı ile davalı işverenin eşit davranma borcuna aykırı hareket edip etmediği ve bu bağlamda ayrımcılık tazminatı ödenmesi gerekip gerekmediği-
Dosyada yer alan işe giriş bildirgelerinde davacının okuma yazma bilmediği hususunun yer aldığı, istifa dilekçesindeki yazı şekli, ifade tarzı, kelime hataları, davacıya ihbar öneli verilmesi, davacıya ait sağlık kurulu raporu ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında istifa dilekçesine itibar edilemeyeceği - Hâl böyle olunca davacının iş sözleşmesi işverence feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile reddinin isabetsiz olduğu-
4857 sayılı Kanun'a tâbi işçiler yönünden iş sözleşmesinin devrinde 6098 sayılı Kanun'un 429 uncu maddesi uygulanması gerektiği- Davacı işçinin iş sözleşmesinin devrinden sonra 06.07.2010 tarihinde sendika üyesi olduğu, 01.01.2011-31.12.2012 yürürlük süreli 11. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 33 üncü maddesinde işçilerin dâhil olduğu gruplara göre taban ücretlerinin belirlendiği ve ücret zammının düzenlendiği - Söz konusu toplu iş sözleşmesinde geçerli taban ücretlerinin belirlendiği, davacı işçiye de 01.01.2011 tarihinden itibaren söz konusu ücret skalası ve taban ücretin uygulandığı, davacının işe başladığı tarihin13.02.2006 olup işverence bu durumun göz ardı edilmesinin doğru olmadığı- Davacının işyerinde çalışmaya başladığı tarihe göre 30.09.2009 tarihi ve daha öncesinde davalıya ait işyerlerinde çalışan ve 30.09.2009 tarihinde işbaşında bulunan işçilere uygulanan ücret skalasının uygulanması, ayrıca bu miktara toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamların uygulanması ve talep konusu dönemde fark alacakların bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği-
Davacının üzerinden çok sene geçtiği için ne kadar yıllık izin kullandığımı hatırlamadığı, işlerimiz çok yoğun olduğu için bayram tatilleri ile birleştirip yıllık izin kullandığını iddia ettiği, ancak davacının davalı işyerinde genel müdür (üst düzey yönetici) olarak çalıştığı ve yıllık izin belgesini düzenlettirme yetkisine sahip olduğu - Davacının 9 yıllık süre içinde izin kullanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi beyanında da izin kullandığını belirttiği, ancak ne kadar yıllık ücretli izin kullandığı yönünde net bir açıklamada bulunmadığı- O halde dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler, davacının üst düzey yönetici olması ve kaç gün yıllık izin kullandığına dair net bir beyanı olmaması dikkate alındığında ilk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan yıllık izin miktarından %50 oranında indirim yapılmasının gerekli olduğu-
Arabuluculuk konusu uyuşmazlıkların "işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan alacaklar" olarak belirtildiği ancak dava konusu alacaklar bakımından anlaşma sağlandığı veya sağlanamadığının açıkça belirtilmemiş olduğundan dava şartı olan arabuluculuk faaliyetinin yerine getirilmediği-