Davalıların eski yöneticisi oldukları sermaye şirketinin, faaliyetlerini ortaklardan aldığı sermaye payları ile bundan elde ettiği kazançlarla yürüteceği; hayatın olağan koşulları gereğince de sermaye payının zamanında tahsil edilmemesinin şirketi zarara uğratacağı; statüleri gereği basiretli bir tacir gibi hareket etmek durumunda olan davalı yönetim kurulu üyelerinin (E-TTK'nın 320/1. md.), bunları zamanında tahsil etmemesinin, bu yönde herhangi bir faaliyette bulunmamasının zarar oluşturduğu; davalılar yönünden de kusur teşkil edeceği; bunları denetlemeyen denetçiler açısından da kusur oluşturacağı; ayrıca, şirket zararının oluşması için, öncelikle sermaye taahhüt eden ortaklar aleyhine takipte bulunulmasına veya dava açılmasına da gerek olmayacağı; zamanında tahsil edilmeyen apel borcunun, şirket için zarar oluşturduğundan tahsilde tekerrür olmamak üzere şirketin, kusursuzluklarını kanıtlayamaması halinde, bunu davalılardan isteyebileceği-
Taraf vekillerinin asıl ve karşı davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği-
Davacı vekilinin HMK’nun 74. maddesine uygun şekilde davadan feragate yetkili olduğu anlaşılmış olup feragat beyanı sonuç doğurucu nitelikte olduğundan, davadan feragat nedeniyle yeni bir karar verilmek üzere mahkeme kararının bozulması gerekeceği-
Davacı vekilinin HMK’nın 74. maddesine uygun şekilde davadan feragate yetkili olduğu anlaşılmış olup feragat beyanı sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşıldığından, davalının temyiz itirazının kabulü ile kararın bozulması gerekeceği-
Davalının vekil tayin ettiği dava dışı kişinin çok geniş yetkilerle davalıyı temsil ettiği, TBK. mad. 547 gereğince, dava dışı vekilin ticari temsilci olduğu ve bu nedenle davalı adına tüm hukuki işlem ve eylemleri gerçekleştirebileceği- Davacı ile dava dışı kişi aktedilen kredi sözleşmesinde, davalının adının yanındaki imzanın ticari temsilcisi dava dışı kişi tarafından davalı adına ve hesabına atıldığının anlaşıldığından ve somut olayın özelliği itibariyle, ticari temsilci tarafından vekaleten imza atıldığı yönünde bir ibarenin bulunmamasının sonuca etkili olmadığından, dava dışı vekilin, davalı adına ve hesabına vekaleten üçüncü kişiler lehine kefalet verme yetkisinin bulunduğunun kabulü gerektiği-
Davalılar P... Gıda Tur.Ltd.Şti.ve H.A. vekili olarak davaya cevap veren ve yargılamaya katılan Av. F.P'un P... Gıda Tur.Ltd.Şti.'ni temsile yetkili olduğu konusunda dosyada bir vekaletname bulunmadığından mahkemece davalı şirket tarafından verilen bir vekaletname olup olmadığı araştırılarak sonucuna vekalet ücreti hakkında bir karar verilmesi gerektiği-
Davaya vekalet de dahi, müvekkilin, HUMK. nun 60 ve Borçlar Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca, yetkisiz vekilinin yaptığı işleme sonradan icazet verebileceği ve bu durumda yapılan işlemin, baştan itibaren geçerli hale geleceği, icazetin, müvekkil tarafından vekile özel yetkiyi de içeren yeni bir vekaletname verilmesi ya da müvekkilin duruşmada o işleme icazet verdiğini bildirmesi suretiyle olabileceği-
Sözleşmeyi imzalayanın sözleşme ve tahkim şartını kabul etme yetkisinin bulunmadığı, bu konuda özel yetki verilmediği, kamu düzeni nedeniyle BK.nun 388/3 maddesinde özel yetki kuralının zorunlu hale getirildiği, ayrıca asıl sözleşmenin geçerli olmasının sözleşmedeki tahkim şartının da geçerli olduğunu göstermeyeceği-
