Haciz konulacak mallar başka yerde ise, takip yapan icra müdürü haczin yapılması için malların bulunduğu yerdeki icra dairesine talimat yazacağı- Talimat icra dairesinin görevinin, asıl icra dairesinin talimatı doğrultusunda haciz işlemini yapmak ve varsa istihkak iddialarını tutanağa geçirmek olduğu- Haciz nedeniyle istihkak iddiasında bulunulursa, bu iddia ile ilgili İİK.nun 97 ve 99. maddelerinin uygulanmasına dair kararın, asıl takibin yapıldığı icra dairesince verileceği, bu işlemin İİK.nun 79. maddesi kapsamında olmadığı- Talimat icra dairesinin haczi tamamladıktan ve istihkak iddialarını tutanağa geçirdikten sonra sözü edilen istihkak iddiası hakkında karar verilmek üzere dosyayı asıl icra dairesine göndermesi gerektiği- İcra dairesince haciz isteminin yerine getirilmesi zorunlu olup memurun bu konuda takdir hakkı bulunmadığı-
Yargıtay'dan tehiri icra kararı alabilmek üzere icra müdürlüğü tarafından mehil verilebilmesi için ibraz edilen teminat mektubu veya yatırılan nakdi teminat, ödeme yerine geçmez ise de, borçlu tarafından yatırılan teminatın, yatırıldığı tarih itibari ile icra takip dosyası alacağını tüm fer’ileri ile birlikte karşılaması halinde, mevcut hacizlerin aşkın hale geleceği kuşkusuz olduğu gibi, hacizlerin devam etmesinin İİK'nun 85/son maddesiyle de bağdaşmayacağı, o halde, mahkemece, borçlu şirketler tarafından mehil vesikası alınması sırasında yatırılan teminatın, o tarih itibariyle dosya borcunun fer'ileri ile birlikte tamamını karşılayıp karşılamadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Takip borçlusuna yapılan tebligatın, yetkilisi olduğu borçlu şirketin de takipten haberdar olduğu anlamına gelmeyeceği- Şirket adına çıkan tebligatı, bizzat şirket yetkilisi almış olsa da, aynı takibin borçluları olmaları nedeni ile husumet iddiasının ileri sürülebileceği- Ticaret siciline bildirilen adrese Teb. K. mad. 35 gereğince tebligat yapılabilmesi için söz konusu adrese öncelikle normal usullere göre tebligat çıkartılıp bilâ tebliğ dönmesi halinde 35. maddedeki tebliğ prosedürünün işletilmesi gerektiği Borçlunun usulsüz tebligata ilişkin şikayetinin kabulü ile, tebliğ tarihinin borçlunun bildirdiği öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine ve icra dosyasına süresinde yapılan itiraz uyarınca takip kesinleşmeden konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği-
Yargıtay'dan tehiri icra kararı almak üzere icra müdürlüğü tarafından mehil verilebilmesi için ibraz edilen teminat mektubu veya yatırılan nakdi teminat, ödeme yerine geçmez ise de, borçlu tarafından yatırılan teminatın, yatırıldığı tarih itibari ile icra takip dosyası alacağını tüm fer’ileri ile birlikte karşılaması halinde, mevcut hacizlerin aşkın hale geleceği kuşkusuz olduğu gibi hacizlerin devam etmesinin İİK'nun 85/son maddesiyle de bağdaşmayacağı, şikayetçi tarafından, 06/07/2015 tarihli dosya hesabında tespit edilen bakiye borç miktarını fazlası ile karşılar miktarda teminat mektubu icra dairesine sunulmak suretiyle dosya borcu depo edilmiş olduğundan, daha önce konulmuş bulunan hacizlerin aşkın hale geleceğinin kabulü gerekeceği-
İİK'nun 85. maddesi uyarınca, borçlunun mal ve haklarından, alacaklının ana para, faiz ve masraflar dahil tüm alacağına yetecek miktarının haczolunacağı, buna göre, dosya alacağının tamamının icra müdürlüğüne yatırılması halinde, mevcut hacizler aşkın hale geleceği gibi, hacizlerin devam etmesinde alacaklının da hukuki yararı kalmayacağından kaldırılmalarının gerekeceği, Yargıtay'dan tehiri icra kararı almak üzere icra müdürlüğü tarafından mehil verilebilmesi için ibraz edilen teminat mektubu veya yatırılan nakdi teminat, ödeme yerine geçmez ise de, borçlu tarafından yatırılan teminatın, yatırıldığı tarih itibari ile icra takip dosyası alacağını tüm fer’ileri ile birlikte karşılaması halinde, mevcut hacizlerin aşkın hale geleceği kuşkusuz olduğu gibi, hacizlerin devam etmesinin İİK.nun 85/son maddesiyle de bağdaşmayacağı-
Takip borçlusu olmayan, borçlu şirket bakımından 3. kişi sayılan şikayetçinin, şirket borçları sebebiyle şirketteki hisselerine haciz konulmasının mümkün olmadığı-
İcra takibinin kesinleşmesinden sonra, dosya borcunun tamamını, asıl alacak ve fer'ileri ile birlikte karşılayacak teminat mektubunun icra dosyasına sunulduğu görüldüğünden, mahkemece, dosya borcunun tamamının yatırıldığı ve dolayısıyla hacizlerin aşkın hale geldiği dikkate alınarak şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Borçluya gönderilen ödeme emrinin bila ikmal iade edildiği, sonrasında da borçluya, usulsüz de olsa, herhangi bir ödeme emri tebliğinin yapılmadığı görülmekle yapılan tebligat yok hükmünde olduğundan, borçlunun öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilemeyeceği- Mahkemece, "usulsüz tebligatın öğrenme ile usulüne uygun hale geleceği" gerekçesiyle borçlunun "ödeme emri tebliğ edilmeksizin ve takip kesinleşmeksizin banka hesaplarına konulan hacizlerin iptaline" yönelik şikayetinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-
Alacaklının haciz talebinde borçlunun 3. kişiden alacaklı olduğu icra dosyalarına ilişkin bir haciz talebinde bulunmadığından, icra müdürlüğünce talep aşacak şekilde haciz ihbarnamesi düzenlenmesinin yasaya aykırı olduğu ve borçlunun 3. kişiden alacaklı konumunda olduğu icra dosyalarına haciz müzekkeresi ile haciz konulabileceği, İİK. mad. 89 uyarınca haciz konulamayacağı-
İcra müdürlüğünce şikayete konu taşınmazdaki hissesi üzerine haczin konulduğu tarihte söz konusu taşınmaz hissesi borçlunun adına tapuda kayıtlı olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararında ise -herhangi bir kayıt-açıklama olmaksızın- taşınmazlar üzerine tedbir konulduğu, söz konusu ihtiyati tedbir kararının cebri satışlara da şamil olduğu yönünde bir hüküm bulunmadığı görülmekle mahkemenin aksi yöndeki yazı cevabının sonuca etkisi bulunmadığı, ihtiyati tedbir kararı rızai satışlara yönelik olduğundan, cebri satışın yapılmasına engel olmayacağı-