İİK.’nun 179/b maddesi uyarınca, iflasın ertelenmesi kararı üzerine, İİK.’nun 206. Maddesinin “birinci sırası”nda yazılı alacaklar için haciz yolu ile takip yapılabileceği, bu madde de yazılı bulunan “iflasın açılmasından önceki bir yıl” ifadesiyle kastedilen sürenin “iflasın ertelenmesi halinde, erteleme kararının verildiği tarihten önceki bir yıl” olduğu-
Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi tapu kütüğüne şerh edilmiş olsa dahi, bu kişi adına tescil işlemi gerçekleşmedikçe mülkiyetin intikalini sağlamayacağı; tapu siciline şerh verilen satış vaadi sözleşmesinin 5 yıl süre ile 3. kişilere karşı ileri sürülebileceği; haczin kaldırılabilmesi için anılan süre içerisinde ve tescil davası açılarak 3. kişi adına taşınmazın tescil işleminin tamamlanmasının zorunlu olduğu; icra mahkemesinin taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verme yetkisinin bulunmadığı-
Haksız icra takibi ve haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın giderimi için - bu eylem davacının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinden- tazminat davası açılabileceği-
Limited şirketlerde ortağın şahsi borcundan dolayı, ortaklık payının doğrudan haczi mümkün olmayıp, sadece ortağın kar payı, masraf ve avans alacağı veya tasfiye halinde tasfiye bakiyesine katılma hakkının haczedilebileceği- NOT: 6102 sayılı yeni TTK. nun 133/(2) maddesinde sermaye şirketlerinde alacaklıların, borçlu ortağın senede bağlanmış veya bağlanmamış paylarının İİK. nun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilmesini ve paraya çevrilmesini isteyebilecekleri açıkça öngörülmüş olduğundan bu yeni düzenleme karşısında -eski 6762 sayılı TTK. nun 522. maddesi yürürlükten kaldırılmış olduğundan- limited şirket ortağından alacaklı olan kişiler borçlu ortağın limited şirketteki payına haciz koyup sattırabileceklerinden aşağıdaki içtihadın önemi kalmamıştır-
“Borçlu hakkında yapılmış takiplerin durdurulmasına” ve “yeni talep yapılamamasına” dair mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararından sonra konulan hacizlerin kaldırılması gerekeceği-