Davacı babanın sürekli olarak yurt dışında yaşadığı ve yabancı bir üniversite- de öğretim üyesi olduğu anlaşıldığından, babanın on beş günde bir çocuğunu görmek üzere Türkiye’ye gelişinde fiili imkansızlık bulunduğu açık olup, babanın, senenin belli bir döneminde, özellikle çocuğun okul dışı kaldığı Temmuz ve Ağustos aylarından birinde bir ay süre ile çocuğunu yurt dışında oturduğu yere götürmek suretiyle kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesi gerekeceği-
Evlilik dışı çocuğun babası aleyhine açılan iştirak nafakası dava-sında, çocuğun velayeti konusunda bir hüküm kurulmadan iştirak nafakasına hükmedilemeyeceği–
«Nafaka» takdiri isteminin, «velayet» hakkının da verilmesi iste-mini içerdiği (Nafaka talebinin «velayetin düzenlenmesi» isteğini de kapsadığı)–
Büyük anne ve büyük babaların -veliyi hasım göstererek- torunları ile kişisel ilişkilerinin düzenlenmesini isteyebilecekleri–
Anne bakım ve şefkatine muhtaç çocukların velayetlerinin iffetsiz olsa bile anneye verilmesi gerekeceği–
Nafakanın, yabancı para ile ödenmesine hükmedilemeyeceği–
Boşanma sonucunda, kendisine velayet verilmiş olan tarafın ölmesi halinde, velayet hakkının kendiliğinden karşı tarafa geçmeyeceği–
Çocuklarla ana-baba arasındaki kişisel ilişki düzenlenirken, ana-babalık duygularının tatmin edilmesine özen gösterilmesi gerekeceği “iki ayda bir gün” ya da “tanıklar önünde” kişisel ilişkinin kurulması (görüşmenin gerçekleşmesi) koşulunun yasaya aykırı olacağı–
