Kara taşıt araçlarının fiilen haczi ile kayden haczi arasında hukuken bir fark bulunmadığı, İİK. mad. 106’daki satış isteme süresinin kaydi haciz ile de başlayacağı ve araç fiilen haczedilmemiş (muhafaza altına alınmamış) ve kıymet takdiri yapılmamış dahi olsa, kayden haczedildiği tarihten itibaren İİK. mad. 106 uyarınca satış masrafı da yatırılarak (İİK. mad. 59) satışının talep edilmemiş olması halinde araç üzerindeki haczin düşeceği—
«Fon» tarafından yapılan takipler sırasında konulan hacizlerin de 6183 s. K. mad. 21/I uyarınca- «ilk hacze katılma imkanı» vereceği-
Kamu alacağından dolayı konulan hacze daha sonra bir başka kamu alacağından dolayı konulan haczin iştirak edemeyeceği (ilk önce haciz koyan kamu idaresinin alacağı ödendikten sonra diğer kamu idaresine sıra cetvelinde pay ayrılması gerekeceği) (6183 s. K. mad. 69)-
Alacaklının kanunî süresi içinde (İİK. mad. 106) satış istemesine rağmen ihalenin -örneğin; alıcı çıkmaması nedeniyle- gerçekleşmemesi halinde alacaklının önce «satış talebi»nin ve tapuya haczin konulmasından itibaren iki yıl geçince de «haciz»in düşeceği (bu hacze artık sıra cetvelinde pay ayrılamayacağı)—
Maaş haczine iştirak söz konusu olmayacağı—
Avukatın, sözleşme ile kararlaştırılan ve hakim tarafından takdir olunan ücretinden dolayı kendi çalışması sonucunda müvekkilinin muhafaza ettiği veya kazandığı mallar ve davadaki diğer taraftan ilam gereğince tahsil edilecek para yahut alınacak mallar üzerinde diğer alacaklılara nazaran rüçhan hakkına sahip olduğu—
Üçüncü kişiler tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden önce, o mal üzerine -o malın aynından kaynaklanmayan- kamu alacağı için haciz konulursa, kamu alacağının İİK’nun 100. maddesindeki koşullar aranmaksızın hacze aynı derecede iştirak edeceği ve satış bedelinin garameten paylaştırılması gerekeceği—
Satış tarihinden sonra yapılan haczin, kamu alacağından dolayı kamu idaresine hacze iştirak imkanı sağlamayacağı—