TBK. 638/3 uyarınca her bir ortak, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçtan şahsen, sınırsız ve müteselsilen sorumlu ise de, sadece borçlu şirket hakkında düzenlenen haciz ihbarnamesi ile 638/1'e göre elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olan hak ediş üzerine haciz konulamayacağı-
Adi ortaklığın ticari faaliyette bulunarak, temsilcisi aracılığıyla ortaklık adına 'iskele kira ve şarta bağlı satış sözleşmesi' ve bono düzenlendiği anlaşıldığından, takip konusu borcun, ortağın şahsi borcu olmayıp, adi ortaklığın borcu olduğu- Adi ortaklığın borcu nedeniyle ortakların müteselsilen sorumlu oldukları ve ortaklığın mal varlığı el birliğiyle idare edildiğine göre, birlikte sorumluluk gereği, adi ortaklığın borcu nedeniyle adi ortaklığa ait mal veya alacağa haciz konulabileceği ve alacaklı tarafından ortaklığın mal varlığından tahsilat yapılabileceği- "Alacaklının, ortaklığa ait hak edişlerin haczi için adi ortaklık adına haciz müzekkeresi veya (İİK m. 89) haciz ihbarnamesi düzenlenmesini talep edemeyeceği" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Davacı işçi tarafından işe iade kararının kesinleşmesi üzerine yasal on iş günü içinde işe iadesine karar verilen ortak girişim X ve Y işyerlerine ayrı ayrı ihtarname gönderilerek işe başlatılma talebinde bulunulduğu, X'e tebligat yapıldığı hâlde, adi ortaklığı oluşturan diğer ortak Y’nin işe iade kararı ve ticaret sicilinde belirtilen adresine çıkartılan tebligatın ise adresten taşınması nedeni ile iade edildiği- İşe iade başvurusu için Kanunda herhangi bir başvuru usul ya da yöntemi öngörülmediği- İşçi tarafından yazılı ya da ispat edilmesi koşuluyla sözlü olarak dahi başlama iradesinin gösterilmesinin yeterli olduğu- Bir başka anlatımla önem arz eden hususun iyi niyetli (işe) başlama çabasının karşı tarafa ulaştırılması olduğu- Tebligatlar şirketlerin işe iade kararı ve ticaret sicilinde kayıtlı adreslerine çıkarıldığından, Y Şirketinin resmi kayıtlarda belirtilen adresine tebligat yapılamamasının sorumluluğunun davacı işçiye yüklenemeyeceği- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nu (TBK) 638/3. maddesine göre ortakların üçüncü kişiye karşı ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan aksi kararlaştırılmadığı müddetçe müteselsilen sorumlu oldukları- Bu nedenle TBK’nın anılan hükmü gereğince bozma kararından “adi ortaklığı oluşturan diğer ortağın da işe başlatma yükümlülüğü bulunmaktadır.” ifadesinin çıkartılması gerekmektiği-
İşe iade başvurusu için Kanunda herhangi bir başvuru usul ya da yöntemin öngörülmediği- İşçi tarafından yazılı ya da ispat edilmesi koşuluyla sözlü olarak dahi başlama iradesinin gösterilmesinin yeterli olduğu- Bir başka anlatımla önem arz eden hususun iyi niyetli (işe) başlama çabasının karşı tarafa ulaştırılması olduğu- Davacı işçi tarafından işe iade kararının kesinleşmesi üzerine yasal on iş günü içinde işe iadesine karar verilen ortak girişim X ve Y işyerlerine ayrı ayrı ihtarname gönderilerek işe başlatılma talebinde bulunulduğu, X'e tebligat yapıldığı hâlde, adi ortaklığı oluşturan diğer ortak Y’nin işe iade kararı ve ticaret sicilinde belirtilen adresine çıkartılan tebligatın ise adresten taşınması nedeni ile iade edildiği- Tebligatlar şirketlerin işe iade kararı ve ticaret sicilinde kayıtlı adreslerine çıkarıldığından, Y Şirketinin resmi kayıtlarda belirtilen adresine tebligat yapılamamasının sorumluluğunun davacı işçiye yüklenemeyeceği- TBK 638/3 uyarınca, ortakların üçüncü kişiye karşı ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan aksi kararlaştırılmadığı müddetçe müteselsilen sorumlu oldukları- Bozma kararından “adi ortaklığı oluşturan diğer ortağın da işe başlatma yükümlülüğü bulunmaktadır.” ifadesinin çıkartılması gerekmediği-
Somut olayda, davalı Teknik Güvenlik Temizlik Gıda İnş. Taah. B.sayar Yazılım San. ve Tic. Ltd. Şti. ’nin davacı bakanlık ile akdedilen hizmet sözleşmelerini 01.01.2009-31.03.2009 tarihli dönemde davalı B.can Temizlik B.sayar Yazılım Danışmanlık Gıda Sağlık İnş. San. ve Tic. A.Ş ile; 01.04.2009-28.02.2011 tarihli dönemde davalı D. Sosyal Hizmetler Çevre Tasarım Yemek Tur. Temizlik Otomasyon B.sayar B. İşlem San. Tic. Ltd. Şti.ile birlikte ortak girişim adı altında imzaladığı- 01.01.2009-31.03.2009 tarihli sözleşme dönemine dayalı borçlardan davalılar Teknik Güvenlik Temizlik Gıda İnş. Taah. B.sayar Yazılım San. ve Tic. Ltd. Şti. ile B.can Temizlik B.sayar Yazılım Danışmanlık Gıda Sağlık İnş. San. ve Tic. A.Ş’nin tahsilde tekerrür olmamak üzere müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; 01.04.2009-28.02.2011 tarihli sözleşme dönemine dayalı borçlardan davalılar Teknik Güvenlik Temizlik Gıda İnş. Taah. B.sayar Yazılım San. ve Tic. Ltd. Şti. ile D. Sosyal Hizmetler Çevre Tasarım Yemek Tur. Temizlik Otomasyon B.sayar B. İşlem San. Tic. Ltd. Şti.’nin müşterek müteselsilen sorumlu olduğu gözetilerek bu çerçevede değerlendirme yapılıp hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği-
Adi ortaklığın borcu nedeniyle ortaklar müteselsilen sorumlu olduklarına ve ortaklığın mal varlığı elbirliğiyle idare edildiğine göre, birlikte sorumluluk gereği adi ortaklığın borcu nedeniyle adi ortaklığa ait mal veya alacağa haciz konulabileceği ve alacaklı tarafından ortaklığın mal varlığından tahsilat yapılabileceği-
11. HD. 21.05.2018 T. E: 2016/11748, K: 3750-
Ortaklığı idare yetkisi bulunan temsilcinin yapacağı işlemin, ortakları, üçüncü şahıslara karşı eşit olarak sorumlu kıldığı- Adi ortaklığı temsilen idareci şerikin (ortak-temsilcinin) imzaladığı bonolardan dolayı diğer ortakların da sorumlu olacağı- Temsil yetkisinin; zımnen icazet, temsil belgesi, adi ortaklık sözleşmesi veya ortaklık kararı ile verilebileceği-
Adi ortaklığın kendisini oluşturan şirketlerden ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunmaması ve ilgili yasa hükümleri uyarınca adi ortaklığın üçüncü şahıslardaki alacak ve hakları üzerine haciz konulmasının mümkün bulunmaması nedeniyle mahkemece, şikayetin kısmen kabulü ile adi ortaklığın alacaklı olduğu üçüncü şahıslara gönderilen haciz ihbarnamelerinin iptaline ve konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken istemin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Adi ortaklıkta her ortak, şirketin kârına iştirak etme hakkına sahip olduğundan, ortağın kişisel alacaklılarının, borçlu ortağın şirketteki kâr payını haczettirebilecekleri ve adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde, ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, borçluya isabet edecek tasfiye payının da haczinin mümkün bulunduğu- Adi ortaklığın malları üzerine haciz konulması halinde, bu hususun, ortaklardan her biri tarafından şikayet konusu yapılabileceği-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • kayıt gösteriliyor