Davacı şirketin %50 pay sahibi ortağı olan ve şirketi münferiden temsil yetkisi bulunan fer'î müdahilin yaptığı arsa satışının geçerli olup olmadığı- Dava konusu taşınmazdaki hisse satışının, davacı şirketin varlığını sona erdirerek şirketi fiilen tasfiye sürecine sokacak niteliği haiz hayati bir mal varlığı devrinden ziyade şirketin işletme konusu ile iştigal sahası kapsamında geçmiş dönemlerde yapılan iş ve işlemlerden farklı olmayan, taşınmaz hissesine icrai haciz şerhleriyle yansıyan şirket içi olumsuzluklar ile taşınmaza ilişkin olarak üstlenilen kat karşılığı inşaat taahhütlerinden doğan yükümlülükler bakımından ortaya çıkabilecek olası risklerin bertaraf edilmesi kapsamında, davacı şirketin mal varlığını korumaya yönelik olarak şirket idaresince alınan inisiyatif ile gerçekleştirilen bir satış olduğu, yapılan işlemin, devri gerçekleştiren müdürün olağan temsil yetkisi kapsamında bir işlem olduğu- Dava konusu taşınmaz hissesinin satışı geçerli olup bu satışın geçerliliğinin 6762 s. TTK m. 443/2 kapsamında davacı şirket nezdinde ortaklar kurulu kararı alınmasına bağlı olmadığı; fer'î müdahil müdür tarafından gerçekleştirilen hisse satışının, 6762 s. TTK m. 321 anlamında müdürün olağan temsil yetkisi dahilinde gerçekleştirilen geçerli bir devir olarak kabulü gerektiği- "Dava konusu taşınmazın şirketin varlığı ve faaliyetlerini sürdürme bakımından hayati öneme haiz bir varlık olduğu; taşınmazın şirkete ait tek mal varlığı değerini oluşturması ve satış sonrasında şirketin fiilen tasfiyeye sürüklendiği, bu satış işleminin yapıldığı sırada taşınmazdaki şirkete ait hisseler üzerinde hacizler bulunmasının taşınmazın şirketin varlığını ve faaliyetlerini sürdürme bakımından hayati öneme haiz olma niteliğini ortadan kaldırmadığı, şirketin taşınmazdaki hisselerinin cebri icra yoluyla satışının önlenmesi gayesiyle de olsa ortaklar kurulu kararı olmadan şirket müdürü (temsile yetkili bir ortağı) tarafından satılmış olmasının, bu satışı hukuka uygun hâle getirmeyeceği" şeklindeki karşı görüşün benimsenmediği-
Özel Dairece verilen bozma kararının temyiz etmeyenin direnme kararını temyiz edemeyeceği- Haczin şahsi bir hak olduğu ve TMK'nın 1023. maddesinde düzenlenen tapuya güven ilkesinden davalı haciz alacaklısı bankanın yararlanamayacağı- Haczin ancak haciz tarihinde gerçekten takip borçlusuna ait olan taşınmazlar üzerine konulabileceği- Davalı yüklenici şirket adına kayıtlı olan taşınmazlar arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davacı arsa sahiplerine bırakılan yerlerden olup, taşınmazların gerçek sahibi davalı yüklenici şirket olmadığından, borçlu yükleniciye ait olmayan taşınmazlar üzerine konulan hacizlerin kaldırılması gerektiği- "Haczin konulduğu tarihte taşınmazın davalı yüklenici şirket adına kayıtlı olduğu, davalı bankasnın iyiniyetli üçüncü kişi olduğu ve TMK'nın 1023. maddesinde düzenlenen tapuya güven ilkesinden yararlanması gerektiği" görüşünün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Haczedilmezlik şikâyetinin, icra mahkemesince tedbir kararı verilmedikçe (İİK 22) satış isteme süresini kendiliğinden durdurmayacağı- Borçlunun haczedilmezlik şikâyetinde bulunmasının alacaklının satış talebine engel olmadığı- İİK m. 363/4 uyarınca, şikâyet hakkında verilen icra mahkemesi kararı kesinleşmeden icra müdürlüğünce satış işlemi yapılamazsa da istinaf yoluna başvurulmasının alacaklının satış isteme süresini durdurmayacağı- İlk derece mahkemesinin karar tarihinde haciz kalkmamış olduğundan ve alacaklı şikâyet konusu taşınmazın satışını İİK 106 uyarınca bir yıllık sürede talep etmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı verdiği tarihte haciz kalkacağı- Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sırasında haciz kalktığından konusuz kalan şikâyetin "esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmesi gerektiği- "Şikâyet tarihinde haczin kalkmadığı, şikâyet tarihindeki şartlara göre meskeniyet şikâyetinin esasının incelenerek değerlendirme yapılması gerektiği, aksi hâlde alacaklının her defasında yeniden haciz istemesi ve satış masraflarını yatırarak satış talep etmesi gerektiği" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ile taşınmaz üzerindeki ipotek ve hacizlerin terkini istemi-
7. HD. 19.12.2024 T. E: 4637, K: 5845
Dava, ipoteğin fekki istemine ilişkindir...
7. HD. 17.12.2024 T. E: 677, K: 5736
7. HD. 16.12.2024 T. E: 647, K: 5699
7. HD. 12.12.2024 T. E: 852, K: 5652
7. HD. 27.11.2024 T. E: 2023/5427, K: 5294
