Davacının murisi adına kayıtlı motor hattı plakasının iptali ile miras payı oranında tescili talebi- Dinlenen tanık beyanları ile ... UKOME kararında söz konusu plakanın davalıya ait olduğu, plakanın uzun yıllardır davalı adına kayıtlı olduğu, plakanın işletme hattının resmi devrine ilişkin kayıt bulunmadığı, kayıtlar çok eski olduğu için esnaf odası ile İBB kayıtları bakımından da açıklık bulunmadığı- İspat yükü üzerinde olan davacının davasını ispatlayamadığı-
İspat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, eldeki davada, davacı, davalıya fazladan para vermek zorunda kaldığını ileri sürerek fazladan vermiş olduğu paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini istediğinden ispat yükünün davacıda olduğu- Mahkemece, davacının yemin deliline dayanmadığı, yemin deliline dayanan tarafın ispat yükü üzerinde olmayan davalı taraf olduğu hususları göz ardı edilerek davacıya yemin eda ettirilerek hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu, dosyaya kazandırılan Ceza Mahkemesi müzekkere cevabı, CD kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ve içeriği birlikte değerlendirildiğinde davacı davasını ispat edemediğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davacı tarafından gönderilen havalede “E.ler İnşaat cari hesabına istinaden” açıklaması bulunduğu, bu açıklama, E.ler İnşaatın borcuna ilişkin olarak paranın gönderildiğini ifade ettiği, davalının bu havaleyle gönderilen parayı kabul ettiği ve kullandığı, ancak savunmasında havaledeki açıklamadan bambaşka bir sebebe dayandığı, paranın davacının davalıya olan borcuna karşılık bir ödeme olarak gönderildiğini ileri sürdüğü; havaledeki açıklamayı yani paranın gönderiliş amacını tümüyle değiştirdiği- Davalının o tarihte bu açıklamaya itiraz ettiğine ilişkin herhangi bir iddia ve delil ortaya koymadığı, dosyada mevcut bilirkişi raporunda 30.04.2008 tarihli havale ile aynı gün ve aynı miktarda borçlar hesabından Ç. A.Ş. ye 257.000,00 TL'nin intikal ettiği, davalının aşamalardaki dilekçelerinde davalının Ç. A.Ş. de %37 pay sahibi olduğu, pay sahibi olduğu şirketin acil ödemeleri dolayısıyla kendi borcuna ilişkin aldığı ödemeyi şirket hesabına borç olarak verdiğini belirterek dava konusu alacağı ilişkilendirdiği- Davacının davalının banka hesabına gönderdiği paranın E.ler İnşaat şirketinin borcu amacıyla gönderildiği ve davanın süresinde açıldığı anlaşıldığından kararın onanması gerektiği-
Dava konusu biçerdöverin satışına veya takasına dair dosyaya herhangi bir yazılı satış sözleşmesi sunulmadığı, senet bedellerinin tanıkla ispat sınırının üzerinde olduğu, ispat yükünün davacı tarafça yerine getirilmediği, davalının eda ettiği yemininde iddia edilen satışı ve ödemeleri inkar ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Davalı taraf fiili kullanım olgusunu ileri sürerek kararı istinaf etmiş ise de, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre abonelik sözleşmesi tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılmakla sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince yanlızca tarafları bağlayacağı, ilgili mevzuat uyarınca satıcı-sağlayıcı tarafından aynı kullanım yerine ait önceki abonenin tüketimlerinden kaynaklanan borçların yeni abonelik isteyenin üstlenmesinin talep edilemeyeceği, somut olayda da yeni abonelik tesisinin önceki abonenin borcu nedeni ile geri çevrilemeyeceği, ispat yükü üzerinde olan davalı yanca fiili kullanım veya muvazaa olgusunun ispat edilemediği-
Uyuşmazlık, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir...
Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, adi ortaklığın tasfiyesi ile katılım payı alacağı ile kâr payının tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, abonelik tesisine ilişkin muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir...
Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alındığı anlaşılan ve davalı erkek eş adına kayıtlı olan davaya konu araç nedeniyle, davacı kadın eşin artık değere katılma alacağının bulunup bulunmadığı-
Yazılı yapılan kira sözleşmesinin aksinin senede karşı senetle ispat kuralı gereğince yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, kira ilişkisinin varlığını ve aylık kira bedelinin ne kadar olduğunu ispat külfetinin kiraya verene, kabul edilen kira bedelinin ödendiğini yahut kiralananın tahliye edildiğinin ispat külfetinin ise kiracıya düştüğü, kiracının, tahliye tarihine kadar kira bedelini ödemekle yükümlü olduğu- Taraflar arasında 1 yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin ön sayfasında "kiralananın başlangıcı ve bitimi" başlıklı hükümde kiralananın 18.01.2018 günü kullanıma hazır olarak teslim edildiği, 16.01.2018 tarihinde toplamda 50.000 Euro'nun nakit olarak ödendiği, yine sözleşmede hacze gelinmesi durumunda oluşabilecek tüm zararların kiraya veren tarafından karşılanacağının düzenlendiği- Kiralananın kullanıma uygun teslim edildiğinin belirtilmesi karşısında kiralananın usulüne uygun şekilde tahliye edildiğinin ispatlanmadığı, yazılı ispat koşulu nedeniyle bu hususta tanık dinlenemeyeceği, kiracının tahliye tarihine kadar kira bedelinden sorumlu olduğunun anlaşılmasına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanması gerektiği-
