Borçlunun, yasal yedi günlük süre dolmadan itiraz dilekçesini icra dairesine havale ettirmek suretiyle teslim etmesi ve dilekçenin dosyaya konulduğu hususunda icra tutanağının düzenlenmesini istemesi gerektiği- İtirazın, icra tutanağına geçirildiği tarihte yapılmış sayılacağı, bu tutanakların aksi ancak aynı nitelikte bir belge ile ispatlanabileceği- İcra Dairesince 14.01.2014 tarihli karar ile borçluların itiraz dilekçelerinin 08/04/2013 tarihli oldukları belirtilerek tutanağa geçirilmişse de, 14.01.2014 tarihli karar ile borçluların itiraz dilekçelerinin 08.04.2013 tarihli olduğu konusunu destekleyecek hiçbir delil ve emareye dosyada rastlanmamış olup, mahkemece icra dairesi tarafından tutulan tutanak esas kabul edilerek şikâyetin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu-
Mirasçılık belgesi aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerden olup maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceği; koşulları varsa aynı muris hakkında birden fazla mirasçılık belgesi istenebileceği; muris yahut mirasçıların ölüm tarihi belli değilse, ölümün ve ölüm tarihinin ispat edilmesi zorunlu olduğu; ölümün ve tarihinin nüfus kayıtlarından anlaşılamaması halinde her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu- Mirası ret hakkından, miras açılmadan vazgeçmenin tespiti de istenemeyeceği-
Mahkemece öncelikle bahse konu doğum, ölüm ve evlilik tarihlerinde bir yanlışlık bulunup bulunmadığı taraflardan sorularak, davacının bu yönde bir iddiada bulunması halinde, ona gerçeğe aykırı olan tarihlere ilişkin kayıtların düzeltilmesi için önel verilmesi, bu hususta dava açılması halinde bekletici sorun yapılarak (HMK.m.165/2) o davada verilecek karara göre bir hüküm oluşturulması; aksi halde ise, resmi belgelerin ispat gücüne karşı tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği nazara alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmayacağı-
Nüfus kaydında doğum yerinin düzeltilmesi isteminin her türlü delil ile ispat edilebileceği, yerel mahkemenin "davacının, nüfusa kaydı için düzenlenen doğum tutanağının aksinin tanık beyanı ile kanıtlanmasının mümkün olmadığı" yönündeki gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Doğum tarihinin düzeltilmesine ilişkin davalar diğer kayıt düzeltme davaları gibi kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakimin istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği bulgulara göre ve diğer kayıtlarla çelişki meydana getirmeyecek şekilde karar vermek durumunda olduğu-
Resmi sicillerin, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturacağı, sicil tashih edilmedikçe içeriği ile amel olunacağı (TMK. mad. 7) ve resmi sicillere aykırı düşecek şekilde karar oluşturulamayacağı, çocukla ilgili kayıt düzeltilmediğine göre, sicilin içeriği doğru kabul edilerek, velayetinin düzenlenmesi gerektiği-
Resmi sıcil ve senetlerin, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturacağı, bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatının -kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça- her hangi bir şekle bağlı olmadığından, bu yön gözetilmeden "davanın resmi belge dışındaki delillerle ispat edilemeyeceğinden" bahisle davanın reddinin isabetsiz olduğu-
Hilenin her türlü delille isbat edilebileceği; iptal hakkının kullanılmasının ise hiç bir şekle bağlı olmadığı- Bir kimsenin mamelekinin tamamını teşkil edecek oranda ve aynı anda satış yapmasının hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edeceği-
Satış bedeli (semen) satışın asli unsurlarından birisi olup; semen ödeneceği düşüncesi uyandırılarak taşınmazın mülkiyetinin naklinin sağlanması ve ondan sonra semenin ödenmemiş olmasının iradeyi fesada uğratan sebeplerin gerçekleştiğinin kabulünü gerektireceği-
Kayıt düzeltme davaları zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmadığı gibi, resmi sicil ve senetlerin içeriğinin doğru olmadığının ispatının da, kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle bağlı olmadığı, öyleyse, tarafların delilleri toplanarak, bu çerçevede değerlendirilip, hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesinin gerekeceği-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • kayıt gösteriliyor