Gecikme tazminatında zamaşımı süresinin bağımsız bölümün teslim edilmesi gereken tarihten itibaren başlayacağı- Tacir olan davacı şirket ile davalı arsa sahipleri düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi, hem karşı dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 s. TTK. mad. 12/3 uyarınca ve hem de birleşen dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 s. TTK. mad. 19/2 uyarınca ticari iş niteliğinde olduğundan, davacı yüklenici şirketin avans faizi isteme hakkına sahip olduğu- TBK. mad. 99 uyarınca, ıslah talebi sırasında seçimlik hakkını dava tarihinde geçerli kur üzerinden kullanan davacının, artık bunu değiştirerek ıslah tarihindeki kur üzerinden talepte bulunmasının mümkün olmadığı-
Davacı ile davalı arasında imzalanan abonelik sözleşmesinde, "iş yerinde yapılacak su tüketimi"ne (şantiye) ilişkin olarak imzalandığı, ticaret sicil kayıtlarına göre aboneliğin imzalandığı tarihte davalı adına şirket kaydı bulunduğu ve bunun yanında diğer davalı şirketin de tacir olduğu göz önüne alındığında, her iki tarafın da tacir olduğu uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunduğu anlaşıldığından, kaçak su kullanımından kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünün asliye ticaret mahkemelerinin görevi içerisinde olduğunun kabulü gerektiği-
Davacı tarafından Belediyeden kiralanarak işletilen kafeteryaya ilişkin abonelik sözleşmesinden doğan fatura borcuna yönelik her iki tarafın da ticari işletmesine ilişkin davada görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu- Mahkemece; davanın "ticari dava" olarak kabulü ile öncelikle yargı yerinde ayrı asliye ticaret mahkemesi varsa görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, ayrı asliye ticaret mahkemesi yoksa, davaya asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılması ve HMK. mad. 297/1-a uyarınca da, kararın asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla verildiğinin hükümde gösterilmesi gerektiği-
Ortak olan taraflar arasında üstlenilen inşaat yapım işinin gerçekleştiği tarihte, taraflardan yalnızca müteahhit olan davalının tacir olduğu, davacının tacir sıfatının bulunmadığı, yani, bu işin her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili bir iş olmadığı anlaşıldığından, alacak davasına dair uyuşmazlıkta görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu-
Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin iyiniyetli ya da kötüniyetli olduğuna bakılmaksızın bir ihtar ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerektiği- Tazminat davasında, 6098 sayılı TBK. mad. 117/1 uyarınca borçlunun, dava tarihinden önce temerrüte düşürülüp düşürülmediği ve ihtar varsa ihtar tarihinden ihtar yoksa dava tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğu kabul edilerek dava tarihinden itibaren avans faizi işleyeceği-
Satın alınan malların ayıplı olduğu iddiasına dayalı bedelin iadesi davasında, davacı bir ticari şirket olup,  6102 sayılı TTK. mad. 19'a göre ticari bir şirketin tüketici olarak kabul edilemeyeceğinden "Tüketici Mahkemesi” sıfatıyla davaya bakılıp karar verilemeyeceği-
Faturadan kaynaklı alacak davasında, itirazın kaldırılmasını talep eden alacaklı, tacir olup alacak konusu ticari iş sayıldığından takip öncesine ilişkin faizin, ticari faiz üzerinden hesaplanacağı ve takip tarihinden sonrası için de ticari faiz uygulanacağı-
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen itirazın iptali davaları-
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi, tahliye, mümkün olmazsa alacak davası-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • kayıt gösteriliyor