Muhasebe ücretinin tahsili için girişilen ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada, davacının serbest muhasebeci sıfatıyla, davalı şirketin muhasebe kayıtlarını tuttuğu, serbest muhasebecilik faaliyetinin hukuki nitelikçe bir “vekalet sözleşmesi” olup, vekâlet sözleşmesinden doğan alacakların beş (5) yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu- Serbest mali müşavir ve muhasebeci faaliyetlerinin -meslek faaliyetlerini yetkili makamdan aldıkları ruhsata dayanarak ve meslekleri gereği yaptıklarından- TBK. mad. 503 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği-
Kooperatif ortaklık borcuna dayalı alacak davasında, davacı taraf davasını 01.04.2013 tarihinde ıslah etmişse de, dayanak olarak sunulan en ileri tarihli bono 30.10.2007 vade tarihli olduğundan, TBK. mad. 147/4 uyarınca 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolmuş olması sebebiyle kurulan hükmün bozulması gerekeceği-
Ortak ile ortaklık arasındaki ilişkilerden kaynaklanan dava ve uyuşmazlıkların beş yıllık zamanaşımına tabi oldukları-
Davacı arsa sahibi ile davalılardan ...   ...1996 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu, yüklenicinin kardeşi olan alt yükleniciye sözleşmeyi devrettiği, davacının alt yükleniciye taşınmazın bir kısmını devrettiği, davalılardan ... davalılardan ...'ya taşınmazın bir kısmını devraldığı, devraldığı paya isabet eden yerin davacı adına isabet ettiği, davacının açtığı dava ile tüm davalıların müdahalesinin men'in karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, davacıya isabet eden yerin ...2009 tarihinde teslim edildiği, dava ile geriye doğru 5 yıllık ecrimisil bedelinin talep edildiği, esasen davacı ile yüklenici arasındaki sözleşmenin feshedilmediği, davacı isteminin de bu çerçevede olduğu nazara alındığında, davacının isteminin, adına isabet eden bağımsız bölümün zamanında teslim edilmemesi nedenine dayalı kira tazminatına ilişkin olduğunun kabulü gerekeceği- Davacı taraf, dava dilekçesi ile geriye doğru 5 yıllık ecrimisil isteminde bulunduğuna göre, bu tarihin teslimden değil, dava tarihinden olması gerektiği ve bu durumda dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık kira tazminatının (teslim tarihi de nazara alınarak) hesaplanarak davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiği- Davacı ile yüklenici arasındaki sözleşme ayakta olduğuna, sözleşmenin tarafı olmayan davalı aleyhine açılan kira tazminatı davasının pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerekeceği-
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri eser sözleşmelerinin kendine özgü bir türü olup, kural olarak bu nitelikteki sözleşmelerden kaynaklanan davalar TBK'nın 147/6. (BK m. 126/4) maddesi uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabi olup, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin sona ermesi üzerine yüklenicinin talep edeceği bedel alacakları yönünden zamanaşımının başlangıç tarihi mahkemece verilen fesih kararının kesinleştiği tarih olduğundan zamanaşımının dolmadığı-
Taraflar arasındaki tazminat davası-
Kooperatif ile ortağı arasındaki üyeliğe sıkı sıkıya bağlı olmayan, örneğin üyenin parasal yükümlülükleri ya da somut olayda olduğu gibi ortağa verilen dairedeki fazla imalata ilişkin istemlerle ilgili davalarda EBK'nın 126/4. maddesindeki beş yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı-
Meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edileceği, açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede; gizli ayıpların da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmesi gerekeceği, ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibinin bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılacağı, eksik işler bedelinin ise ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde talep edilebileceği, eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığının kabul edileceği, ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığının her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabileceği- Her paydaşın ortak alanlarda payı bulunduğundan bu yerler üzerindeki eksik ve ayıplı işler bedelinden arsa sahibinin en fazla sözleşmedeki paylaşım oranına isabet eden miktar kadar talepte bulunabileceği-
Taraflar arasındaki tazminat davası-
Mahkemece, bilirkişi kurulundan, sözleşme,mimari proje ve davalının duruşmadaki beyanları da gözönünde bulundurularak, tazminat konusu yapılan kalemler tek tek değerlendirilerek, bunların ayıplı iş mi, yoksa eksik iş mi olduğu, ayıplı iş ise ayıplı işlerin gizli ayıp mı yoksa açık ayıp mı olduğu belirlenip, açık ayıplarla ilgili teslimden sonra davalı yükleniciye TBK'nın 474. (BK'nın 359.) maddesinde öngörüldüğü şekilde süresinde ihbarda bulunulup bulunulmadığı, gizli ayıplarla ilgili olarak da ayıbın ortaya ne zaman çıktığı, çıkmasından sonra yüklenicinin TBK'nın 477. (BK'nın 362.) maddesine uygun olarak haberdar edilip edilmediği hususları üzerinde ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı- Dava konusu edilen eksik ve ayıplı işlerin ortak alanlarda kaldığının anlaşıldığı, davacı arsa sahibinin ortak alanlarda payı bulunduğundan, dava konusu eksik ve ayıplı işler bedelinden en fazla sözleşmedeki paylaşım oranına isabet eden miktar kadar talepte bulunabileceği-