En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği, tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verileceği (TMK. mad. 612)- Mirasın en yakın tüm mirasçılar tarafından reddedilmesi halinde resmi tasfiyesine karar verecek olan mahkeme mirasın reddinin tespitine karar veren mahkeme olup müteveffaya ait terekenin hak sahiplerine teslimi talebi üzerine tereke hakiminin yapması gereken iş, murisin mirasçılarını davet ederek mirasçılarına yahut mirasçıları adına bir veya birkaç mirasçıya teslimi olacağı- Mahkemenin, terekenin iflas yoluyla tasfiyesine karar vermek görevi bulunmadığından hükmün bozulması gerektiği- 
Şikayetçinin 2. zümre mirasçı olup mirası kabul yönünde bir iradesinin olmaması nedeniyle mirasın kendisine geçmediğine yönelik iddiaları bulunduğundan, veraset belgesi ve mirasın reddine ilişkin bir karara da rastlanmadığından alacaklının, borçlunun mirasçısı sıfatı ile takibi şikayetçiye yöneltme hakkının bulunup bulunmadığının tespit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Muris terekesinin tespiti ve tasfiyesi istemine ilişkin açılan davada, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği ve TMK. mad. 612 uyarınca yapılacak tasfiye süreye tabi olmadığından, iddia çerçevesinde inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği- 
Murisin terekesinin TMK. mad. 612 ve 636 gereğince tasfiyesine ilişkin açılan davanın yargılaası esnasında tasfiye memurlarınca verilen talimat sonucunda Hazine tarafından yatırılan ve sarf edilmeyen ... TL'nin Hazineye iadesi gerekirken bu bedelin tereke mevcuduna eklenmesi ve tasfiyeye tabi tutulması ayrıca Hazine'nin kamu alacağına ilişkin haczin 23.03.2007 tarihinde kesinleşmiş olması ve davacı alacaklının kira alacağının bu tarihten sonra muaccel olması ile kamu alacağının öncelikli olduğu gözetilmeden tereke mevcudunun Hazine ile davacı arasında bölüştürülmesine karar verilmesinin isabetsiz olduğu- 
Mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleşmesi ya da mirasın reddi veya mirastan feragat edilmiş olması ilgili kişinin mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilmesine ve kendisine mirastan pay verilmesine engel bir neden olmayıp bu olguların hukuki sonuçlarının terekenin bölüştürülmesi (tasfiyesi) sırasında gözetileceğinin hüküm yerinde gösterilmesi gerektiği- Mirasçılık belgesinin iptaline ilişkin açılan davada, Bağcılar (Bakırköy) Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2006/1420 Esas sayılı dava dosyasında mirasçı olarak gösterilen tüm mirasçıların mirası reddetmeleri nedeniyle, iptale ilişkin kararda ret yokmuş gibi tüm mirasçıların gösterilmesi, sonrasında ret durumuna işaret edilmesi, en yakın tüm mirasçıların mirası reddetmiş olmaları nedeniyle TMK. mad. 612 uyarınca terekenin tasfiyesine karar verilmesi gerektiği- 
Miras, en yakın mirasçıların tamamı tarafından reddedildiğinden mirası reddeden mirasçılar davada taraf olamayacağı ve terekenin re'sen tasfiyesi gerektiği; mahkemece bu durumda murisin terekesinin resmi tasfiyesinin yapılıp yapılmadığının araştırılması, bulunmadığı takdirde davacıya yetki ve süre verilerek Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurmasının sağlanması, davanın Sulh Hukuk Mahkemesi'nce terekeye atanacak tasfiye memuru huzuruyla görülmesi gerektiği-
Davanın, mirasın gerçek reddi istemine ilişkin olduğu- Murisin mirasının tüm mirasçılar tarafından reddedilmesi halinde tereke TMK'nın 612. maddesine göre tasfiye edileceğinden ret hakkının altsoya geçmeyeceği- Murisin en yakın yasal mirasçıların tamamının mirası reddetmesi dolayısıyla terekenin TMK'nın 612. maddesine göre tasfiyesine, diğer davacılar yönünden de miras geçmeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Murisin terekesinin TMK. mad. 612 ve devamı maddeleri gereğince tasfiyesi isteğine ilişkin açılan davada, davacıya E.li Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/66 Esas sayılı dosyasında terekenin resmen tasfiyesi için yetki belgesi verildiğinden, işin esasına girilmesi ve bir karar verilmesi gerektiği- 
Ölüm tarihinde murisin ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise mirasın reddedilmiş sayılacağının kanundan doğan bir karine olduğu- Mirası hükmen reddetmiş sayılan kişi tereke alacaklılarına karşı dava açarak bu durumun tespitini isteyebileceği gibi, bunu def'i yoluyla da ileri sürebileceği- Muris 01.01.2009 tarihinde vefat etmiş, mirasının en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından reddedildiği bu durumda mirasın, kanun gereği kendiliğinden tasfiyeye tabi hale geldiği (TMK m. 612)ve tasfiyenin iflas hükümlerine göre gerçekleştirileceği- Kanun gereği tasfiyeye tabi olan tereke hakkında, murisin alacaklısının tasfiyeyi istemesi teknik olarak bir dava olmayıp hakimin harekete geçmesini sağlayan ihbar niteliğinde olduğu ve böyle bir tasfiye süreye de tabi olmadığı- Alacaklının daha önce bu yöndeki isteğinden feragat etmiş olması, kanun gereği tasfiyeye tabi olma durumunu ortadan kaldırmayacağı, öyleyse terekenin iflas hükümlerine (İİK m. 180) göre tasfiyesi gerekirken, isteğin reddinin doğru görülmediği-
TMK'nun 612. maddesi uyarınca, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddedilen miras, sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği- Sulh hukuk hakiminin, en yakın yasal mirasçılarının tamamının mirası reddettiklerini belirlemesi halinde her hangi bir başvuruya gerek olmadan, kendiliğinden, resmi tasfiye yoluna gitmesi gerektiği- Öte yandan, kanun koyucu murisin alacaklılarına mirasçılarınmirası ret hakkından mahrum olduklarının tespiti davası açma imkanı tanındığı- Ödemeden aciz bir murisin mirasını reddeden mirasçılar onun alacaklarına karşı ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu oldukları-