Taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanan uyuşmazlıkta, davalı bedeni gücü ile çalışmadığından esnaf statüsünde olmadığı, İş Mahkemelerinin görevli olacağı- İşin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği- 
Özel hukuk hükümlerine tabi hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu-
Mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi isteğine ilişkin davada, taraflar arasında hukuken geçerli bir kira ilişkisinin varlığının saptanması halinde, asliye hukuk mahkemesince davanın reddedilmesi, aksi halde el atmanın önlenmesi yönünden bir karar verilmesi gerektiği-
634 sayılı Kanun hangi uyuşmazlıkları kapsamına aldığını tek tek saymadığından ve ecrimisile ilişkin uyuşmazlığı ayırmadığından el atmanın önlenmesi ile birlikte talep edilen ecrimisile ilişkin uyuşmazlığın da ek 1. madde kapsamında kaldığı ve sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu-
Taraflar arasındaki boşanma davası devam ederken, davalı kocanın evlilik birliği içerisinde edinilen mallarını boşanma davası ve edinilmiş mallara katkı payı alacağı davası sonucunda meydana gelecek borçlardan kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak diğer davalılara devrettiği ileri sürülerek  muvazaa (TBK. mad. 19) nedeniyle açılan davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği-
Hem doktrinde hem de yargıtay uygulamasında ,kredi kartı sözleşmesi ile kart sahibine tahsis edilen "kullanım limitinin" 'gayri nakdi kredi' olarak nitelendirildiği - Davalı tüketici hakkında davacı banka tarafından kredi kartı borcunun tahsili için yapılan icra takibine yönelik 'itirazın iptali' istemiyle açılan davanın 'asliye ticaret mahkemesi'nde görülerek sonuçlandırılması gerekeceği-
Görev kuralları "kamu düzenine ilişkin" olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunlu olmakla birlikte Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus" Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulandigindan; davacı tacir olmasına karşın 34 MHM 86 plakalı hususi aracın sahibi sigortalısı gerçek kişi olduğundan; bu durumda uyuşmazlıgin haksız fiilden kaynaklandigi ve genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektigi -
Cebri ihaledeki usulsüzlükler nedeniyle oluşan tescilin yolsuz nitelik taşıdığı iddiasıyla tapu iptali-tescil isteğine ilişkin açılan davanın mülkiyet hakkında dayalı olduğu ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu-