Konut ihtiyacı sebebiyle tahliye davası- Reşit olan davacının ayrı meskende oturması yasal hakkı olup anne veya babası ile birlikte oturmaya zorlanamayacağı, davacının annesiyle birlikte oturuyor olmasının başlı başına ihtiyacın varlığı için yeterli olduğu- Davalı, davacıya ait başka taşınmazların olduğunu beyan etmekteyse de, bu taşınmazların boş olduğunu iddia ve ispat edememiş olduğundan kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerektiği" şeklindeki içtihatlar, mülkiyet hakkı gözetilerek ihtiyacın samimi ve zorunlu olduğunun kabulü ile kiralananın başkasına kiraya verilmesi halinde davacıdan TBK 355. maddesi gereğince tazminat talep edilebileceği hususları dikkate alındığında, davacının mecura ihtiyacı bulunduğunu, ihtiyacının gerçek, samimi, sürekli ve zorunlu olduğunun kabulüyle, davacının istinaf talebinin kabulü gerektiği-
Eldeki davanın 01.12.2023 tarihinde açılmış olmakla, belirli süreli kira sözleşmesinin süresi olan 5 yıl sona ermeden 01.12.2023 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı resen dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
TBK m. 350. uyarınca, belirli süreli konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmelerinde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde ise kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak açılacak olan ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun; tahliye davası açma hakkının doğumundan sonra diğer bir anlatımla dava açma süresi içerisinde yapılması gerektiği- (Kira davalarında dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun, dava açma süresi gelmeden önce yapılamayacağı)-
TBK. m. 351 uyarınca, konut ya da çatılı işyeri niteliğindeki bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda bir ay içinde, dilerse edinme günü de dahil olmak üzere edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla edinme tarihinden itibaren altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabileceği- Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme sonuna kadar açılmasının mümkün olduğu- Ancak edinmeyi izleyen bir ay içerisinde bildirimin tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün olmayacağı- Yeni malikin, bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı olduğu- Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerektiği- Önceki malik ile davalı arasında düzenlenen kira sözleşmesi 01.12.2021 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli olup 24.03.2023 tarihinde kiralananı iktisap eden davacılar, seçimlik haklarını TBK. m. 351/2 yönünde kullanıp bu şekilde davayı önceki malikle yapılan kira sözleşmesine dayanarak açtıklarından, davanın, sözleşmenin sonunda bir ay içinde açılması halinde ayrıca bir bildirimde bulunması gerekmediği- Dava, kira sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren bir aylık süre içerisinde, açıldığına göre, süresinde olduğu-
Önceki malik ile davalı arasında 15.03.2014 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğu, kiralananın konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümlere tabi olması nedeniyle, 6098 sayılı Kanun’un 347. maddesi uyarınca kira sözleşmesi her yıl kendiliğinden yenilenmekte ve davanın açıldığı tarih itibariyle 15.03.2024 tarihinde sona erdiği- İhtiyaç nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkin dava, kira sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren bir aylık süre içerisinde, 21.03.2024 tarihinde açıldığına göre, süresinde olduğu-
Konut niteliğindeki bir taşınmaza ilişkin ihtiyaç iddiasına dayalı tahliye davasının TBK 350. maddesi gereğince kira sözleşmesinin bitiminden itibaren bir ay içinde açılabileceği, tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunu olması gerekliği, devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyacın tahliye nedeni sayılamayacağı, henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyacın da tahliye sebebi olarak kabul edilemeyeceği, ihtiyacın davanın açıldığı tarihte var olması ve yargılama sırasında da devam etmesi gerekliği ve ihtar şartı aranmadığı-
Kiralanan taşınmaz işyeri ise de taraflar tacir olmadığından yabancı para olarak belirlenen kira bedeline TBK.'nin yürürlük tarihinden (01.07.2012'den) sonraki dönemde beş yıl süre ile artış yapılamayacağı, anılan hükmün emredici nitelikte olduğu, sözleşme ile aksinin kararlaştırılmasının mümkün olmadığı-
İhtiyaç nedeniyle kiralanan taşınmazın tahliyesi istemine ilişkin davada, HMK.’nin 362. maddesinin 1. fıkrasının b bendinde kira ilişkisinden kaynaklanan alacak davaları dışındaki davalardan, üç aylık kira tutarı temyiz sınırının altında kalan davalarda verilen kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağının belirtildiği-
Çok yönlü yapı malzemeleri ticareti yapan davacı şirketin, ticaretinin gereği olarak birden fazla depoya ihtiyacı bulunduğu, hâli hazırda iki adet depoyu kullanmakta iken depolardan birisinin çatısının fırtına sebebiyle uçtuğu, buradaki malzemelerin bir kısmının bir başka kişinin deposuna konulduğu, davacının, bu kişiye ait depo açısından herhangi bir tahliye tehlikesi altında bulunduğu iddiasının ileri sürülmediği belirtilmişse de, davacının anılan depoyu kiralamadığı, geçici olarak bu depoyu kullandığı anlaşıldığından tahliye tehlikesi altında olması düşünülemeyeceği, davacının işyeri ihtiyacı gerçek, samimi ve zorunlu olduğu-
Süreli kira sözleşmelerinde ihtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerektiği- Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyacın da tahliye sebebi olmayacağı- Tahliye davalarında bir yıllık kira bedeli tutarı, kira tespiti davalarında tespit olunan kira bedeli farkının bir yıllık tutarı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktara göre avukatlık ücretine hüküm olacağı-