TÜRK BORÇLAR KANUNU > - Genel Hükümler > - Borç İlişkisinin Kaynakları > - Sözleşmeden Doğan Borç İlişkileri > - F. Sözleşmenin içeriği > Madde 26 - I. Sözleşme özgürlüğü
İ. sözleşmelerinin tarafları arasında, onların gerçek iradelerini ve akitten amaçladıklarını yansıtması bakımından geçerli olduğu, taraflarına Borçlar Kanunu çerçevesinde nispi haklarını talep etme olanağını verdiği- İ.lı işlem iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerektiği- Yazılı belgenin akitten önce ya da sonra düzenlenmiş olmasının sonuca etkisinin olmadığı- İ.lı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davada davalı ile davacının oğlu arasında düzenlenen sözleşmede davalıya ödeneceği kararlaştırılan paranın ödenip ödenmediğinin açıklığa kavuşturulması, ödenmemişse mahkeme veznesine depo edilmesi için süre verilmesi, depo edildiği taktirde davanın kabul edilmesi gerektiği-
Davacıların murislerinin vefatı üzerine murisin bankadan kullandığı kredi taksit ödemelerinin, davalı bankaca hayat sigortasından temin edilmeyerek haklarında icra takibi başlatması üzerine borçlu bulunmadıklarının tespitine-
5510 Sayılı SGK’nun 93/1. maddesinin İİK’nun 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği ve takip hukukuna göre icra takibinin kesinleşmiş olması şartıyla haciz sırasında veya hacizden sonra 5510 Sayılı Yasa’nın 93. maddesi kapsamındaki gelir, aylık ve ödeneklerin haczine ilişkin verilen muvafakatin geçerli olacağı, bu durumda borçlunun haciz sırasında veya haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebileceği, sözleşme hukukuna göre bu yasağın kesin olmadığı, yasanın tarafların iradesine ağırlık vererek muvafakat yoluyla emekli aylıklarına bloke konulmasına, borcun başka teminatlara başvurulmadan ödenmesine imkân sağladığı, böylece tarafların sözleşme ile belirledikleri hükmü ortadan kaldırmadığı-
Emekli olan borçlunun, kredi sözleşmesinde kredi ödemesinin banka hesabından mahsup edileceğini kabul etmesinin; borçlu emeklinin, emekli maaşının haczine ilişkin bir kabulü anlamına gelmeyeceği- Emekli borçlunun, bankanın dava açıldığı tarihten itibaren ödemeyi mahsup etmesine rağmen itiraz etmemesi ancak dava ile birlikte vadesi gelmiş borçlarının iadesi ve hesaptan kesinti yapılmamasını istemesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı
Kamu kurumu olan davalının diğer şirketlerle olan sözleşmesinden davacının kendi lehine çıkarım yapmasının mümkün olmadığı- Alacak davasında, mahkemece, taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine göre karar verilmesi gerektiği (ahde vefa)-