Mahkemece kamulaştırma işleminin davacılara tebliğ edilip edilmediği davalı idareden araştırılmış, yasaya uygun bir tebligat yapılmadığının bildirilmesi karşısında 30 günlük hak düşürücü sürenin başlangıç tarihi olarak tapuda ferağ işleminin yapıldığı tarihin esas alındığı, hal böyle olunca,mahkemenin bu yöne ilişkin direnme kararının yerinde olacağı, kamulaştırma bedelinin arttırılmasına ilişkin davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığına dair dava şartı gerçekleşmeden davanın esası ile ilgili inceleme yapılamayacağı-
Bir bakanlıkça onaylanmış özel plan ve projeye dayanılarak bir hizmet, yapı ve tesis yapılması halinde, kamulaştırma için kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek olmayacağı, bu gibi durumlarda, kamulaştırma işlemine başlama kararı alınır ki, buna, “Kamulaştırma İşlemi Kararı” da deneceği, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 6. maddesinin son fıkrasına göre yapılan kamulaştırmalarda kamulaştırma gününün kamulaştırma işlemlerine başlama kararının verildiği gün olacağı-
Kamulaştırma işleminin idari yönden kesinleştiği, bu itibarla devir işleminin Kamulaştırma Kanununun 30. maddesine göre yapılması gerektiği ve kamulaştırmanın geçersiz olduğundan söz edilmesinin mümkün olmayacağı, diğer taraftan kamulaştırma bedeli koşulsuz ve kesintisiz olarak mal sahibi adına yatırılmış bulunduğundan mahallinde taşınmazın niteliğini tespit için keşif yapılıp, bilirkişi raporu alındıktan sonra taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesi gerekeceği-
Kamulaştırma tarihi itibariyle, taşınmazın sit alanı içine alınması yönünde verilmiş bir kararın bulunmadığı, sonradan alınan ve bilahare iptal edilen bu yöndeki kararın, görülmekte olan dava bakımından sonuca herhangi bir etkisinin bulunmayacağından mahkemenin bu yöne ilişkin direnme kararının yerinde olacağı-
Kamulaştırma tarihi itibariyle, taşınmazın Sit Alanı içine alınması yönünde verilmiş bir karar bulunmamakta; sonradan alınan ve bilahare iptal edilen bu yöndeki kararın, görülmekte olan dava bakımından sonuca herhangi bir etkisinin bulunmayacağı-
K. Takdir Komisyonunca kamulaştırılan taşınmaza değer biçilmesi sırasında taşınmazın yüzölçümünün eksik veya fazla gösterilmesi, zemin üzerinde bulunan bir yapı yahut tesisin unutulması veyahut hesaplamada yanlışlık olması veyahut zemin üzerinde bulunmadığı halde bir yapı ve tesise değer takdir edilmesi durumunda bu yanılgıların düzeltilerek değerlendirilmesi maksadıyla kamulaştırma bedelinin arttırılması veya azaltılması için maddi hata davası açılabileceği, maddi hata davasının, takdir edilen kamulaştırma bedelinin arttırılması ve azaltılması davası ile birlikte açılabileceği gibi müstakil bir dava şeklinde de açılabileceği, diğer taraftan 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 14. maddesinde, kamulaştırılan taşınmaza takdir edilen bedel ile maddi hatalara karşı, kamulaştırmanın tebliğinden itibaren 30 günlük hak düşürücü süre içinde dava açılabileceğinin öngörüldüğü, bu sürenin geçirilmesi halinde maddi hata davası açılamayacağı gibi ıslah yoluyla da maddi hata davası açılmasına o
Bir taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından söz edilebilmesi için, öncelikle, kamulaştırma yetkisine sahip olan bir idarenin, o taşınmaza fiilen el koyarak, malikin tasarrufunu yasaya aykırı şekilde tamamen ortadan kaldırmasının ve bu durumun kalıcı olmasının şart olacağı, eş söyleyişle, idarenin, el koyma eylemini, o taşınmazı sahiplenme amaç ve kastı ile yapmış olması gerekeceği, el koyma eylemi açıklanan nitelikte değil ve sadece geçici bir kullanım söz konusu ise, kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceği, malikin bundan dolayı bir zararı oluşsa bile, taşınmaz bedelinin istenilmesine hukuken olanak bulunmayacağı, böyle bir durumun, sadece ve ancak, uğranılan zararın tazminini başka hukuksal yol ve kavramlara dayalı olarak isteme olanağı verebileceği-
Mülkiyet hakkının geçmesi tescil kararı veya taşınmazın tapuda ferağının verilmesi ile olabileceği gibi TMK nun 633. maddesi uyarınca kamulaştırma işleminin idari yönden kesinleşmesi ile de olacağı, mülkiyet hakkının geçtiği 21/01/2000 tarihinden itibaren faize hükmetmek gerekeceği-
Sehven yeni tesis yapılması gerekli olmayan bir yerin ihale evraklarına zuhulen yazılmasının hile olarak değerlendirilemeyeceği ve bu durumun yargılamanın yenilenmesini gerekli kılmayacağı, idarenin kamulaştırma amacına uygun tesis yapmak üzere parselin imar programına alması, plan ve proje hazırlaması, ihaleye çıkarması, yatırım programına alması gibi bir işlemler yapması durumunda artık geri alma davasının açılamayacağı, dava konusu yerin, doğal yeşil alan görünümünde olup, Belediye tarafından yapılan parkın bütünlüğü içerisinde yer aldığı, parselin kamulaştırma amacı park yapma olduğundan, olduğu gibi bırakılıp kamunun yararlanmasına özgülendiği durumlarda, artık kamulaştırma amacına uygun tahsis yapılmadığından söz etmenin olası olmayacağı-
Kamulaştırma Kanununa göre taşınmazın niteliklerinin ve bu çerçevede gerçek değerinin bilirkişi marifetiyle tesbit edilip belirlenmesinin gerekeceği, bilirkişi kurulu raporlarının mahkemece eksik veya hatalı görülmesi halinde ek raporlarla bunun tamamlattırılması, buna rağmen sonuç alınmaması veya bilirkişinin yetersiz bulunması halinde de yeniden bilirkişi kurulu oluşturulup mahallinde inceleme yapılarak bu kuruldan rapor alınması sureti ile sonuca ulaşılması gerekeceği, hakimin kendiliğinden ve özellikle müşahedeye dayalı olmaksızın taşınmazın niteliğini belirleyip buna göre değerlendirme yapmasının doğru olmayacağı-