TÜRK BORÇLAR KANUNU > - Genel Hükümler > - Borç İlişkisinin Kaynakları > - Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri > - A. Sorumluluk > - III. Tazminat > Madde 52 - 2. İndirilmesi
Abonelik sözleşmelerinin niteliği gereği abonelerin mal veya hizmeti bir defaya mahsus değil, sürekli olarak aldıkları- Sürekli olarak tüketilen mal veya hizmetlerin bir kısmı elektrik, su, doğalgaz gibi temel ve zorunlu ihtiyaçlar olup, satıcı veya sağlayıcı mal veya hizmeti düzenli bir şekilde aboneye sunmayı taahhüt ettikleri ve sözleşmenin kurulması ile abonenin de elektrik bedelini ödemesi gerektiği- Abone olan davalı elektrik kullanımından doğan faturaları ödememiş olup davalının elektriğin kesilmesi yönünde talebi olmaması nedeniyle elektrik vermeye devam eden davacının borcun artmasına neden olduğunun kabul edilemeyeceği, bu nedenle davacının müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek davacı alacağından %30 oranında indirim yapılmasının hatalı olduğu-
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; davacının meslekte kazanma gücünü %100 oranında kaybettiği, başkasının bakım ve gözetimine muhtaç hale geldiği ve ihtiyaç duyduğu bakımın sürekli olduğu-Bu nedenle, davacının eşine yüklenecek sorumluluk ve yükün boyutu gözetildiğinde bakıcı giderinden yapılması uygun görülen hakkaniyet indirim oranının çok yüksek olduğu-Daha düşük oranda indirim uygulanması gerekirken anılan yön gözetilmeden verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince bozulması gerektiği-
Müterafik kusur (zarar görenin kusuru) indiriminde hâkim tarafından her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisinin değerlendirilmesi ve değerlendirmeye uygun oranda bir indirim yapılması gerektiği- Kusur ile müterafik kusur kavramları ve sonuçları birbirinden tamamen farklı olup müterafik kusurun kusur kavramının içinde eritilmesinin mümkün olmadığı- Bu durumda mahkemece; (kamyonetin kasasında) yük üzerinde yolcu olarak bulunan davacının bizatihi trafik kazasının meydana gelmesinde kusuru yok ise de; davacının, sigortalı kamyonetin kasasında seyahat ettiğinin anlaşılması karşısında, davacının müterafik kusuru nedeniyle makul oranda ve hakkaniyete uygun bir biçimde tazminattan indirim yapılmasının gerekip gerekmediği hususunda denetime olanak sağlayacak biçimde tartışılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Somut olayda; ceza dosyasında alınan beyanlardan, davacının sigortalı araçta yolcu olduğu, araç sürücüsü M. Karayiğit ve davacı ile araçtaki diğer yolcuların akraba oldukları, bir düğünden gelirlerken kazanın meydana geldiği anlaşıldığı- Tüm beyanlardan sürücü ile davacının akraba olduğu anlaşıldığına göre, taşımada davacının da yararı bulunduğunun kabulü gerekmekle birlikte, ailevi ya da ahlaki bir sorumluluğun ifası için taşımanın yapılıp yapılmadığı da göz önünde bulundurulması gerektiği- Davacı ve araç sürücüsü ile araçtaki diğer yolcuların nüfus kayıt örnekleri temin edilip davacının araç işleteni/ sürücüsü ile olan akrabalık derecesinin saptanması; akrabalık derecesi de gözetilerek taşımanın ailevi ya da ahlaki sorumluluğun ifası dışında bir nedenle yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi; yapılacak bu tespitlere göre tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağının gerekçelendirilmesi gerektiği-