Eser sözleşmelerinde kural olarak iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi bulunmadığından iş sahibinin adam çalıştıran sıfatının doğmayacağı ve yüklenicinin üçüncü kişilere verdiği zararlardan kural olarak sorumlu tutulamayacağı, ancak sözleşmede veya fiili uygulamada iş sahibine yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi denetleme ve kontrol yetkisinin tanınmış olması durumunda bağımlılık ilişkisinin gerçekleştiği ve iş sahibinin Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca adam çalıştıran sıfatıyla yüklenici ile birlikte üçüncü kişilerin uğradığı zararlardan müteselsilen sorumlu olacağı-
Kısmi dava sonunda davalının borcu ödemeye mahkûm edilmesi veya davanın kısmen ya da tamamen reddine karar verilmiş olması halinde taraflar arasındaki borç ilişkisinin ve sorumluluğun varlığı ya da yokluğunun zorunlu olarak borç ilişkisinin tümünü kapsayacak şekilde tespit edilmiş sayılacağı, kısmi dava sonunda verilen ve kesinleşen kararın tespite ilişkin bu bölümünün sonradan açılan ek dava için kesin hüküm teşkil edeceği, ek davaya bakan mahkemenin davalının sorumluluğuna ve borç ilişkisine ilişkin bu kesinleşmiş tespit ile bağlı olduğu ve kesin hükmün kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce doğrudan gözetilmesi gerektiği-
Davacının hesap hareketlerinde olağan dışı meblağlarda ve üçüncü kişi şirketlere para havalesi talebi, davalı banka için de şüpheli görülmüş ve davacıdan işlemler için teyit alma ihtiyacı duyulduğu, ayrıca davacı telefondan aranmış ancak telefon başka telefona yönlendirilmiş olduğundan teyit alamadığı, bu nedenle, müşterisinin cevap vermemesinin dahi olağan dışı ve şüpheli olduğu dikkate alınarak, güvenlik kontrolü prosedürünün işletilmesi, işlemin durdurulması ve etkin bir güvenlik kontrol sürecinin yürütülmesi gerekirken, davalı bankanın sadece işlemlerin yapıldığına dair davacıya bilgi maili gönderimiyle yetinmesi sorumluluğun yerine getirildiği anlamına gelmediği-
Davacının koruyucu başlık (kask) takmaması sebebiyle zararın oluşmasında kusuru olduğu- Hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatından müterafik kusur indirimi yapılsa dahi belirlenene tazminatın poliçe değerinin çok üzerinde kalmasının sonuca etkili olmayacağı anlaşılsa dahi tedavi giderlerinin %20'si oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği-
Davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği-
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılması gerekeceği- Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK 'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunduğu-
Somut olayda; zarar gören istinat duvarı ve havuzun kamuya terk edilen alanda olduğu ve imar planında park alanı olan yere inşa edildiği dikkate alındığında davacının tazminat talep etme hakkının bulunmadığı-
Somut olayda; motosiklet sürücüsü konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, yaralanmanın kafa bölgesinden olması olgusu ile sabit olduğu- Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekeceği-
4. HD. 23.06.2025 T. E: 4638, K: 9805
Davacıya ait olan beş yüz yetmiş beş adet koyuna menşei şahadetnameleri ve sevk belgeleri olmadığı için kaçak olduğu iddiasıyla el konulduğu, olay nedeniyle Hakkari Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı, bu nedenle davacının da zararın oluşumunda müterafik kusurunun bulunduğu, bu sebeple tazminat miktarından BK'nın 43-44 maddeleri gereğince uygun bir indirim yapılması gerektiği-