2. HD. 04.10.2021 T. E: 4975, K: 6782-
Davacı ve karşı davalı erkek tarafından sunulan ses kaydı hukuka aykırı delil olup salt ses kaydına dayanılarak hüküm kurulamayacağı-Bu nedenle davacı ve karşı davalı erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü gerektiği-Boşanmayla yoksulluğa düşecek taraf kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan süresiz olarak nafaka isteyebileceği-Boşanmayla kişilik haklarına saldırı yapılmış olan tarafın daha fazla kusuru olmak kaydıyla diğer taraftan maddi ve manevi tazminat isteyebileceği-
Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmediğinden, yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerektiği
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına göre davalı yararına Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakası koşullarının oluşup oluşmadığı, buradan varılacak sonuca göre davalı eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği-
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen ilk uyuşmazlık; davalı yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakası koşullarının oluşup oluşmadığı, burada varılacak sonuca göre davalı eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği-
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına göre davalı yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakası koşullarının oluşup oluşmadığı, buradan varılacak sonuca göre davalı eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği-
Eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceği- Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için tarafın boşanma sebebiyle yoksulluğa düştüğünün belirlenmesi gerektiği, yoksulluk nafakası talep davacının taşınmazlarından düzenli ve sürekli gelirinin olup olmadığı ile ve taşınmazların değeri belirlenerek elde edilecek malvarlığı değerlerinin onu yoksulluktan kurtaracak düzeyde olup olmadığı tespit edilerek sonucu uyarınca karar verilmesi gerektiği-
"Asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması" yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmediği-
Asgari ücret seviyesindeki gelirin dahi yoksulluk nafakasına hükmedilmesine engel olmadığı, böyle bir gelir elde edilmesinin ancak hükmedilecek nafakanın miktarına etkili olacağı- Günün ekonomik koşulları, kadın eşin gelir elde ettiği işinin düzenli ve sabit olmadığı, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların kusur durumları ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek, davacı kadın eş yararına davalı ile boşanma kararının kesinleştiği tarihten yeniden evlenme tarihine kadar uygun miktarda yoksulluk nafakası ödenmesine karar verilmesi gerektiği-
Kadının düzenli ve sürekli gelirinin bulunduğu, boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği anlaşıldığından, yoksulluk nafakası talebinin reddi gerektiği-