Boşanmaya sebep olan olaylarda; eşini annesiyle yaşamaya mecbur bırakan, annesinin evliliğe müdahalelerine sessiz kalan ve eşine şiddet uygulayan davacı-karşı davalı erkek, kadına nazaran daha fazla kusurlu olmasına rağmen tarafların eşit kusurlu kabul edilmelerinin doğru olmadığı- Tazminat isteyen davalı-karşı davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığının, bu olayların onun kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinin anlaşıldığı, boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddi desteğini yitirdiği, o halde, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları dikkate alınarak kadın yararına maddi ve manevi tazminata karar vermek gerekeceği- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebileceği, nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağı- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 5. maddesi gereğince aile mahkemesi bünyesinde bulunan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan, her iki ebeveyn ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip, tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocuğun sağlıklı gelişimi için velayeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra, velayet hakkında bir karar verilmesi gerekeceği-
2. HD. 21.10.2021 T. E: 6103, K: 7544-
2. HD. 21.10.2021 T. E: 5324, K: 7532-
İlk derece mahkemesince kadın ağır erkek az kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-davalı kadına kusur olarak yüklenen “psikolojik sorunları olduğu ve antidepresan kullandığı” vakıalarının davalı-davacı erkek tarafından dilekçeler aşamasında usulüne uygun olarak dayanılmadığı anlaşılmakta olup, kusur belirlemesine esas alınamayacağı, tarafların gerçekleşen ve kabul edilen diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda, eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekeceği- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebileceği-
Davalı kadın hakkında kolluk tarafından yapılan ilk araştırmada herhangi bir işte çalışmadığı rapor edilmiş ise de; dosya içerisinde bulunan sosyal inceleme raporunda iş buldukça çalıştığının belirtildiği, yine ............ tarihli kolluk araştırma tutanağında asgari ücretle mobilyacıda çalıştığının belirlendiği anlaşıldığından, davalı kadının sosyal ve ekonomik durumunun kendisinden sorulması, gerektiğinde yeniden usulünce ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılması, çalışmadığının belirlenmesi halinde kendi rızası ile işten ayrılıp ayrılmadığı, çalıştığının belirlenmesi halinde ise geliri araştırılmak suretiyle boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin belirlenmesi ve gerçekleşecek sonuca göre davalı kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekeceği-
Gerekçe ve hüküm arasında yaratılan bu çelişki dahi tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerektiği-
2. HD. 19.10.2021 T. E: 4906, K: 7311-
2. HD. 19.10.2021 T. E: 7895, K: 7345-
Kadının feragat tarihi erkeğin reddedilen ve kesinleşen davasından önce olup, erkeğin reddedilen davasında erkeğe yüklenen eşine karşı şiddet uyguladığı ve bağımsız konut açmadığı vakıalarının da erkek eşe kusur olarak yüklenmesi gerekirken; mahkemece hatalı değerlendirme ile kadının önce açtığı davadaki feragati sebebiyle erkeği affettiğinin kabulü ve kesinleşen vakıaların erkeğe kusur olarak yüklenmemesi doğru olmayıp hükmün kusur belirlemesi yönünden bozulması gerekeceği- Mahkemece verilen ................ tarihli kararı sadece davalı kadının temyiz ettiği ve bu sebeple kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeksizin yoksulluk nafakası talebinin kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı kadın lehine takdir edilen tedbir nafakasının az olduğu, mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekeceği-
2. HD. 14.10.2021 T. E: 8043, K: 7269-