Bir kimsenin ehliyetinin tespitinin şahıs ve mamelek hukuku bakımından doğurduğu sonuçlar itibariyle büyük önem taşıdığı- Temyiz kudretinin yokluğunun; yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk gibi salt biyolojik nedenlere değil, aynı zamanda bilinç, idrak, irade gibi psikolojik unsurlara da bağlı olduğundan, bunları belirlemenin hakimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerektirdiği- Hukuki ehliyetsizlik yönünden tarafların bildirecekleri tüm delillerin toplanması, varsa miras bırakana ait sağlık kurulu raporları, hasta müşahade kâğıtları, reçeteler vs. istenmesi, tüm dosyanın Adlı Tıp Kurumu'na gönderilmesi, akit tarihinde miras bırakanın ehliyetli olup olmadığı yönünde rapor alınması, ehliyetli olduğunun anlaşılması halinde muvazaa iddialarının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile davacı mirasçıların açtığı muvazaaya dayalı tapı iptal ve tescil veya tenkis isteğinin reddine karar verilemeyeceği-
Hukuki ehliyetsizlik iddiası kamu düzeni ile ilgili olduğundan öncelikle incelenmesinin, tüm deliller toplandıktan sonra dosya Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek buna ilişkin rapor aldırılmasının, ehliyetli olduğunun anlaşılması halinde hile iddiasının incelenmesinin, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Davacının talebine kadar tam ehliyetli biri gibi hareket eden davalının, borcun ifası istendiğinde ehliyetsizliğini ileri sürerek ifadan kaçınmasının, hakkın kötüye kullanılması olduğu- Kendisini ehil kişi gibi gösterip hukuki işlem yapan ve karşı tarafı zarara uğratan ehliyetsiz kişinin bu zarardan sorumlu olacağı-
Ayırtım gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesi olmayacağından Yasada gösterilen ayrık haller hariç yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağı,davayı açan kişinin fiil ehliyeti yokluğu ileri sürüldüğünden bu olgunun eldeki davayı dava ehliyeti yönünden etkileyeceği-
Ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin, geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle, yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağından karşı tarafın iyiniyetli olmasının o işlemi geçerli kılmayacağı, bu nedenle ayırt etme gücünün tespiti için en yetkili sağlık kurulundan rapor alınmasının gerekeceği-
Miras bırakanın akit tarihinde hukuki ehliyete haiz olup olmadığı, ilgili tüm belgeler dosyaya getirtildikten sonra Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas dairesinden alınacak raporla belirlendikten sonra oluşacak duruma göre karar gerekeceği-
M.K.nun 15.maddesinde ifade edildiği üzere temyiz kudreti olmayan bir şahsın geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle muayyen istisnaların dışında yapacağı işlemlere bir sonuç bağlanamayacağından karşı tarafın iyi niyetli olmasının o işlemi geçerli kılmayacağı-
Akıl hastası olan bir kişinin kötüniyetinden söz edilemeyeceği-
Medeni Kanunu’nun 15. maddesinde de ifade edildiği üzere, ayırtım gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağından karşı tarafın iyi niyetli olmasının o işlemi geçerli kılmayacağı-