Davacı, borçlu şirketin hacze konu halı tezgahını 26.09.2022 tarihinde dava dışı ..............San. Tic. Ltd. Şti isimli şirkete sattığını, 16.12.2022 tarihinde ise söz konusu halı tezgahını kendisinin dava dışı .......... isimli şirketten satın aldığını iddia ettiği, bu doğrultuda, borçlu, üçüncü kişi ve dava dışı .............. San. Tic. Ltd. Şti’nin tutması zorunlu 2022-2023 yılına ait ticari defterlerinin getirtilerek makine mühendisi ve mali müşavir bilirkişilerden oluşacak bilirkişi heyetine inceleme yaptırılmak sureti ile; borçlu ile dava dışı şirket ve dava dışı şirket ile davacı üçüncü kişi şirket arasında iddia edilen satış işlemlerine ilişkin faturaların ve ödemelerin defterlerde kayıtlı olup olmadığı, haczedilen makinaların davacının dayandığı faturalarda belirtilen makine olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması, bu sırada ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı ve davacının dayandığı faturanın alt kısmında yer alan bilgilerin hacze konu menkulün ayırt edici özelliği olup olmadığının da değerlendirilmesi ayrıca davacının delil olarak sunduğu noter belgelerin de değerlendirilerek uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekeceği-
Davalı alacaklı vekilinin 09.10.2024 tarihli celsede "İcra dosyası tahsil edildiğinden dava konusuz kalmıştır." şeklinde beyanda bulunduğu,13.09.2024 tarihli ödemeye ilişkin tahsilat makbuzunun dosyaya sunulduğu anlaşıldığından, bunun yanında UYAP sisteminden yapılan kontrolde; dayanak ............... İcra Müdürlüğünün ................ Esas sayılı dosya borcunun tahsil edildiği, 17.09.2024 tarihinde dosyanın infaz ile kapatılmasına karar verildiği görüldüğünden, mahkemece bu bilgilere göre; istihkak davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 6100 sayılı HMK'nin 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdirine karar verilmesi gerekeceği-
İstihkak davasında, temyiz kesinlik sınırının tespiti bakımından istihkak iddiasına konu mahcuzların değerinin esas alındığı, somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu değerin, 02.03.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/1. maddesinde belirtilen kesinlik sınırını geçmediğinin anlaşıldığı-
Mahkemece, taraflar arasında geçerli bir finansal kiralama sözleşmesinin olduğunun kabulü yerinde ise de, mahcuzların Finansal Kiralama Sözleşmesine konu mallar olup olmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği-
Mahkemece istinaf eden davalı alacaklı vekiline gönderilen muhtıraya muhtıraya harcın mahkeme veznesine yatırılması yerine yatırılacak yer belirtilmeksizin sadece “depo edilmesi” gerektiği şeklinde ihtar yazıldığı, böylelikle gönderilen muhtıranın usulüne uygun olmadığı ve istinaf başvurusunun incelenmesi gerektiği-
Taşınır malı elinde bulunduran kişi onun maliki sayılır karinesinin, trafik siciline tescil edilmiş araçlar yönünden uygulanmayacağı- İcra müdürlüğünce alacaklı tarafa dava açmak üzere yedi günlük süre verilmiş ise de, ihtarat yapılmamış olduğundan icra müdürlüğünce verilen kararın hukuki sonuç doğurmaya elverişli görülmediği- İİK’nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet başvurusunun yedi günlük dava açma süresini kesmeyeceği-
Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddianın, geçerli bir istihkak iddiası sayılmayacağı-
Borçlu tarafından şikayet konusu yapılan ve icra veznesinde bulunduğu belirtilen ...TL’nin teminat mektubu karşılığında borçlu şirkete ödenmesine dair bir mahkeme kararı bulunmamakla birlikte, borçlu tarafından sunulan ve dosya kapsamında bulunan mahkeme ara kararlarının şikayete konu paraya ilişkin olmadığı anlaşıldığından, şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği- "İstihkak davası nedeniyle verilen ihtiyati tedbir kapsamında mahkemelerce teminat karşılığı ödemenin borçlu tarafın hesabına aktarıldığı, kararın devamında, "Teminat mektubunun sunulmasından sonra dosyaya gelecek paraların ihtiyati tedbirin dışında kaldığı hususunun icra müdürlüğünce dikkate alınmasına" şeklinde karar verildiği; dosyada bulunan paranın tedbir dışında kaldığı, borçluya ödenmemesinin mümkün olmadığı kanaati ile şikayetçi/borçlu vekilinin talebinin reddine karar verildiği, borçlu vekilince icra veznesine giren ve halen dosyada beklemekte olan para miktarınca sunulacak kesin ve süresiz teminat mektubu kapsamında bekleyen paranın kullanımının sağlanması, alışveriş merkezinin ticari işleyişinin devam etmesi maksadıyla icra veznesindeki paraların kullanılabilir bir hesaba aktarılmasına yönelik şikayette bulunduğu, bu durumda biriken paranın yerini kesin ve süresiz teminat mektubu alacağından, alacaklının bir zararından da söz edilemeyeceği gibi davacı yönetimin işleyişindeki sıkıntının da ortadan kalkacağı; hesaplar üzerindeki haciz devam edeceğinden haciz ihbarnameleri sebebiyle bundan sonra da kira bedellerinin ve ortak giderlere katılım payından gelen paraların takip dosyasına gelmeye devam edecek olması sebebiyle alacaklının zarar görmeyeceği gibi paranın değer kaybından korunması ve muteber bir teminat mektubuyla alacağın temini hususunun alacaklı tarafın menfaati icabı olduğu, mahkemece şikayetin kabulü ile icra  dosyasında verilen kararın iptaline, dosya hesap bilgilerinden tahsilat kalanı ...TL'nin kesin ve süresiz teminat mektubu karşılığında dilekçede bildirilen hesaba aktarılmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" şeklindeki karşı görüşün kabul görmediği-
Dava konusu haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamış, vergi dairesi kayıtlarına göre borçlu haciz yapılan adreste faaliyet göstermemiş, haciz mahallinde haciz sırasında hazır bulunmamış olup buna göre mülkiyet karinesi davalı 3. kişi lehine olup mülkiyet karinesinin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği- Haciz mahallinde bulunulan belgelerin çalışanın şahsi bilgisayarından ele geçirildiğinin iddia edilmesi, davalı üçüncü kişi yanında sigortalı olarak çalışan şahsın, borçlunun kaynı olması, anılan belgelerde yer alan adresin haciz adresinden farklı olması karşısında ele geçirilen belgeler karinenin aksini ispat için yeterli görülmediği- Hacze konu menkullerin, vergi kayıtlarına göre çocuk kıyafeti üzerine faaliyet gösteren 3. kişinin faaliyet alanı ile uyumlu olduğu, davalı üçüncü kişi ile borçlu arasında akrabalık bağı vs ile organik bağ olduğuna dair dosya kapsamında bilgi belge de bulunmadığı, buna göre, davacı alacaklının dayandığı delillerin, üçüncü kişi lehine olan karinenin aksini ispat için yeterli görülmediği- Davalı üçüncü kişi ile borçlu arasında danışıklı işlem olduğu, davacı alacaklı tarafından iddia edilmesine rağmen, muvazaa iddiasını ispatlayamadığı-
İİK'da iflasta üçüncü şahsın elinde iken deftere kaydedilen mallarla ilgili icra mahkemesinde görülecek bir istihkak davası hakkında düzenleme bulunmadığı, bu durumda söz konusu malların mülkiyetinin ancak genel mahkemelerde açılacak bir dava ile belirlenebileceği- Hangi yargı yolunun görevli olduğu da yazılmadan davanın yargı yolu caiz olmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-