Bir taşınır malın «aynen teslimi» konusunda aldığı ilâmı icraya koyan alacaklının, bu malın borçlunun elinde bulunmaması halinde, bunun değerinin borçludan tahsili için ayrı bir dava açamayacağı–
İlâmda «değer» yazılı olması halinde, «takip (şimdi; haciz) tarihindeki» değere göre takip yapılamayacağı–
Borçlunun; «teslimi hükmolunan eşyaları satın bedelini icra dosyasına yatırması»nın, alacaklı tarafından yatırılan para icra dosyasından alınmadıkça, ilâmın infaz edilmiş sayılamayacağı–
Borçluya ait sanılarak 3. kişiye ait bir eşyanın alacaklıya -ilâmın infazı gereği- teslim edilmesi halinde, 3. kişinin; «teslim edilen eşyanın kendisine ait olduğunu ileri sürmesi, «ilâmın yanlış infazına yönelik şikâyet» mi yoksa «istihkak davası» niteliğinde midir?–
Menkul teslimine ilişkin ilâmlı takiplerde, teslimine hükmolunan menkul malın değerinin ilâmda belirtilmemiş olması halinde, icra memurunun malın «haciz tarihi»ndeki değerini takdir ve tesbit etmesi gerekeceği–
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bildireceği fiyatın, ilâmda teslimi hükmolunan otomobilin «rayiç değeri» olarak kabul olunamayacağı– Bu değerin, otomobil alım satımı ile uğraşan bilirkişilere tesbit ettirilmesi gerekeceği–
İİK. mad. 24’deki «ilâmda yazılı değer» sözcükleri ile, «ilâmın hüküm fıkrasında yazılı değer»in kastedilmiş olduğu–
İlâmın aynen infazına gitmeden, borçlunun beyanına göre, ilâmda yazılı bedelin ödenmesinin istenemeyeceği–