Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesi hükmünün icra kefaletleri için de geçerlik şartı olduğu- Haciz tutanağında sanığın sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini kendi el yazısı ile belirtmemiş olması karşısında geçerli olmayan icra kefaleti nedeniyle borçlu sıfatını kazanamayacağı ve hakkında İİK’nın 331/1. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı-
Şikayete konu icra kefaletinin verildiği haciz tutanağının incelenmesinde sorumlu olunan azami miktar ile kefalet tarihinin ve icra kefili sıfatıyla yükümlülük altına girildiğinin belirtilmediği, icra kefaleti taahhüdünü içeren bölümün, kefilin kendi el yazısı ile yazılmadığı ve kefilin eşinin yazılı rızasını içermediği görülmekte olup, bu haliyle, kefalet tutanağının, kefaletin şeklini düzenleyen Türk Borçlar Kanunu'nun 583. ve 584. maddelerinde belirtilen şartlarda düzenlenmediği anlaşıldığından, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Kefilin takip dayanağı yapılan kredi sözleşmesinde davalının kefaletinin türünün belirtilmediği, müteselsil kefil olup olmadığının yazmadığı ve kefaletin türünün belirli olmaması nedeniyle davalının kefaletinin adi kefalet olduğu, TBK. mad. 585 uyarınca, öncelikle asıl borçlu hakkında takip yapılması gerektiği kabul edilmişse de, TTK. mad. 7’de yer alan teselsül karinesi uyarınca, davalının kefaletinin, müteselsil kefalet olacağı-
Taraflar arasındaki 25.04.2012 başlangıç tarihli ve yeni TBK.'nin yürürlüğe girmesinden önce düzenlenmiş beş yıl süreli kira sözleşmesine müteselsil olarak kefil olan davalının sözleşme süresi içinde kalan kira bedelinden kefalet süresi ve limitiyle sorumlu olduğu-
Haciz sırasında verilen kefaletin geçersizliği iddiasıyla açılmış menfi tespit ve istirdata ilişkin davada, haciz tutanağında davacının haciz sırasında kefil olduğu tarihte yürürlükte olan BK. mad. 484 uyarınca, kefilin, kefalet miktarı ve kendi temerrütünün sonuçlarından sorumlu olduğu, kefilin miktarı belirtilmeyen fer’ilerden dolayı sorumluluğu olmadığı-
İptali talep edilen Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan Borçlar Kanununun kefalet sözleşmesi için aradığı şartların uygulanabileceği, dolayısıyla gerçek olmayan nitelikli adi şekil şartının aranması gerektiği; kefalet sözleşmesinin yazılı olması, kefilin sorumlu olduğu miktarın sözleşmede belirtilmiş olmasının ve imzalanmış olmasının yeterli olduğu, ayrıca taraflar arasında sözleşmenin yazılı olması ve imza konusunda ihtilaf bulunmadığı gerekçesiyle verilmiş olan davanın reddi kararının onanması gerektiği-
Kefaletin geçersizliğinin tespiti davası-  Kefilin sorumlu olacağı azami miktarın açıkça ve el yazısıyla yazılması gerektiği- Bononun rızası hilafına doldurulduğunu iddia eden tarafın iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiği-
İstirdat davası-
Dosya içerisinde bulunan belgede davalıların kefalet miktarı belirtilmediğinden ve TBK.'nın 583. maddesi uyarınca kefilin sorumlu olacağı azami miktar belirtilmedikçe kefalet geçerli olmayacağından davalıların kefalet hükümleri uyarınca borçtan sorumlu tutulamayacakları-