Avukatın görevi ihmali nedeniyle açılan tazminat davasının yargılamasında ileri sürülen vakıaların, toplanan delillerin, konu ile ilgili mevzuat hükümlerinin ve emsal içtihatların göz önünde bulundurulması gerektiği - Davacının sanık sıfatıyla yer aldığı ve davalı avukatın kusurlu eyleminin vuku bulduğu ağır ceza mahkemesi yargılamasının değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği -
Vekilin özen borcuna aykırılık halinde tazminat istenebilmesinin; vekilin davranışıyla oluşan zarar arasında illiyet bağı olması gerektiği-
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından, hukuk hâkimini bağlamayacağı- Davalı avukatın ihmalinin bulunup bulunmadığı tartışılan idare mahkemesinde açılan davalardan birinde idare mahkemesi "idari işlemin tebliğ tarihi, merkez disiplin kuruluna itiraz tarihinin dilekçede belirtilmediği ve itiraz başvurusunun dilekçeye eklenmediği" gerekçesiyle "eksiklikler tamamlanarak yeniden dava açılmak üzere" reddedilmiş olup tanık ifadesinde, "davalının davacıdan belgelerin önceden verilmesini talep ettiği ancak belgelerin ısrarla istenmesine rağmen verilmediğini, davacının, belgelerin çocuğu tarafından yırtılarak sobaya atıldığını söylediğini" beyan ettiğinden, davacı tarafından, istenen belgelerin davalı avukata verildiği ispat edilememiş olduğu- Diğer idare davanın davanın reddedilmesine de davalı avukata atfedilecek kusur tespit edilememiş  olup her iki dosya yönünden davalı avukatın özen borcuna aykırı hareket ederek davacının zararına sebebiyet verdiği ya da davalı avukatın ihmalinin bulunduğu ispatlanamamış olduğu-
Davacının vekilleri olan davalılara icra takibine konulmak üzere senet teslim ettiği, teslim tarihinde kambiyo senedi vasfında bulunan senedin zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, davalı avukatlar tarafından senet hamili hususunda hataya düşülerek kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığı, borçlunun icra hukuk mahkemesine yaptığı şikayeti süreden reddedilmiş ise de daha sonra Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava sonucu takibin iptaline karar verildiği anlaşılmakta olup, davacının zamanaşımına uğrayan senedin kambiyo senetlerine mahsus takip yapılamamasından dolayı herhangi bir zararının oluşup oluşmadığı hususun araştırılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği-
Boşanma, tazminat, nafaka, mal rejiminden kaynaklanan davalar sırasında, icra dosyalarından bugüne kadar avukatı sıfatıyla paralar tahsil eden davalının fazladan uhdesinde para kaldığı iddiasıyla vekil edenin açtığı ve asliye hukuk mahkemesinde görülen davada, davalı avukatın azlinin haklı olup olmadığı ve buna göre vekilin hak ettiği vekalet ücreti de hesaplanmak suretiyle vekilin fazladan vekalet ücreti tahsil edip etmediği belirlenerek sonuca gidileceği-
Davacı hakkında açılan ceza davasında kendisini temsil etmek üzere vekil tayin ettiği davalı avukatın gerekçeli kararın tebliğine rağmen aleyhine verilen kararı temyiz etmemesi üzerine, kararın kesinleşmesi ve bu nedenle, memuriyetten çıkarılması nedenyle uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini istemi-
Maddi tazminat davası-
Tazminat davası-
Azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde, müvekkilin avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü olmadığı, haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebileceği-
Ara karar verilmek üzere "gereği düşünüldü" denildiğinde ayağa kalkmaması nedeniyle yaşanan usul tartışmasından sonra salonun mübaşir vasıtasıyla boşaltıldığını, oturmaması için sadece davacı masası tarafında olan sandalyelerin salonun başka tarafına alındığını, mevzuata göre ara karar yazdırılırken tarafların ayağa kalkmasının gerekmediğini, hakimin yargılama faaliyeti esnasında kişisel ve keyfi davrandığını ve avukatların duruşma salonundan çıkarılamayacağından şahsına ve avukatlık mesleğine karşı onur kırıcı davranışta bulunduğu iddiası ile hakim aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddi gerektiği-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • kayıt gösteriliyor