Taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin, başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- Tebliğ mercinin tebligat mazbatasında tebliğin TK'nun 21/2. maddesine göre yapılması yönünde düşülmüş bir şerhi bulunmadığından, tebliğ işleminin usulsüz olduğu-
Taşınmazın kıymetinin belirlenmesi için yapılan keşif ve bilirkişi masraflarının paraya çevirme masrafı olarak kabulü gerektiği- Artırma bedelinin taşınmaz için tahmin edilmiş olan kıymetin en az %50'sini bulması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını karşılaması gerektiği; İİK'nun 129/2. maddesi gereğince, bu husus tek başına ihalenin feshi nedeni olup mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiği- Taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin, başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- Muhatabın tevziat saatlerinden sonra geleceğinin tevsik edilmediği, tebliğe çıkaran merci dışında tebligat üzerinde iki imzanın bulunduğu oysaki beyanı alınan (ve imzadan imtina ettiğine dair şerh düşülmeyen) komşu ve tebligatı teslim alan muhtar ve tebliğ memurunun imzası olmak üzere üç imzanın bulunması gerektiği, tebliğ memurunun ad - soyadının tebligat zarfında yazılı olmadığı anlaşıldığından, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılmak istenen tebligatın usulsüz olduğu-
Satış ilanı tebliğ işleminin, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılmak istendiği, ancak; muhatabın tevziat saatlerinden sonra geleceğinin tevsik edilmediği, tebliğe çıkaran merci dışında tebligat üzerinde iki imzanın bulunduğu oysaki beyanı alınan (ve imzadan imtina ettiğine dair şerh düşülmeyen) komşu, tebligatı teslim alan muhtar ve tebliğ memurunun imzası olmak üzere üç imzanın bulunması gerektiği, tebliğ memurunun ad–soyadının tebligat zarfında yazılı olmadığı dolayısıyla yapılan tebligatın usulsüz olduğu- Artırma bedelinin taşınmaz için tahmin edilmiş olan kıymetin en az %50'sini bulmasının ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını karşılamasının zorunlu kılındığı-
Taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin, başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- Vekillere yapılan tebligatlarda, tebliğ memuru tarafından, muhatabın adreste bulunup bulunmadığının araştırılıp tespit edilmemesi halinde, Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi hükümlerine uygun olarak yapılmamış olan tebliğ işlemlerinin usulsüz olacağı-
İhalenin feshi istemlerinde, şikayet dilekçesinde ileri sürülmeyen bir hususun, kamu düzenine ilişkin olmadıkça, icra mahkemesince re'sen nazara alınamayacağı- Borçlunun, "ilanın yapıldığı gazetenin tirajının elli binin altında olduğuna yönelik bir iddiası" yok ise, mahkemece, bu hususun kendiliğinden dikkate alınıp değerlendirilmesinin hatalı olduğu- Taşınmaz satışlarında, tapu sicilinde adresi bulunan ilgiliye satış ilanının tebliğ edilmemesi ya da usulsüz tebliğinin başlı başına ihalenin feshi nedeni olduğu- Şikayetçinin satışa konu taşınmazın tapu kaydında lehine aile konutu şerhi olduğu, adı geçenin tapuda kayıtlı adresinin Kaymakamlığın cevabi yazısıyla bildirildiği ve icra dosyasından şikayetçi adına gönderilmiş satış ilanı tebligatının bulunmadığı görülmekle, İİK. mad. 134/2 gereğince tapu sicilindeki ilgili konumunda olan ve tapuda kayıtlı adresi bulunan şikayetçiye satış ilanının tebliğ edilmediği anlaşılmış olmakla, bu hususun, başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Şikayetçi adına çıkartılan satış ilanının, tebliğ memuru tarafından 11.09.2013 tarihinde; ''Adreste isim ve imzadan imtina eden komşuya, kapıcıya soruldu. Muhatabı tanımadığını sözlü beyan etti. Merciinin ilgili adresi muhatabın AKS'deki adresi olduğunu belirtmesi üzerine T.K. 21. maddesinde 6099 Sayı ile Ek 5. Mad. Uyarınca tebliği ilgili mahalle muhtarına yapılarak 2 no'lu haber kağıdı binanın kapısına yapıştırıldı. Komşuya, kapıcıya haber verildi” şerhiyle tebliğ edildiği, ancak tebliği çıkaran merci tarafından, bu adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğu, tebligatın TK'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi gerektiğine ilişkin bir şerhin verilmediği anlaşıldığından, tebligatın, TK.'nun 21/1 ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesine göre yapılması gerekirken, tebliğ memurunun, kendiliğinden TK.'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapması kanuna aykırı olup, yapılan tebligatın usulsüz olduğu-
Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesinde öngörülen şekilde ve maddede belirtilen kişilere sorularak imzaları da alınmak suretiyle, imzadan çekinmeleri halinde, bu husus da belirtilerek, Tebligat Yönetmeliği'nin 35. maddesi gereğince muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebi ve tevziat saatlerinden sonra geleceği “tevsik edilmeden”, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu, zira bu belgeleme işleminin, devamı işlemleri belirlemesi yanında muamelenin doğru olup olmadığına karar verilmesi yönünden yardımcı olacak ve tebliği isteyen makam ve hakimin denetimini sağlayacağı, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılan tebligatlarda tebliğ tarihinin, maddenin son cümlesinde açıkça belirtildiği üzere, iki numaralı fişin, yani ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih olduğu, tebliğ tarihinin bu şekilde belirlenmesi ve geçerli sayılabilmesinin, tebliğ memurunun bu araştırmayı mutlaka yapmasına ve belgelemesine bağlı olduğu-
Borçlu vekilinin gönderme talebini UYAP sistemi üzerinden iki haftalık yasal süre içinde yaptığı anlaşıldığından, dosyanın yetkili icra mahkemesine gönderilmesi isteminin kabulü gerektiği- Taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin, başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- Vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olduğu- Satış ilanının, borçluyu kıymet takdirine itiraz dosyasında temsil eden vekile yapılması gerektiği- Takip dosyasına ayrıca vekaletname sunulmamış olmasının, artık borçlunun takipte vekille temsil edildiği gerçeğini ortadan kaldırmayacağı- Vekili varken asile gönderilen satış ilanı tebligatının, yok hükmünde olup sonuç doğurmayacağı-
Tapudaki ilgili sıfatını taşıyan şikayetçinin tapuda kayıtlı adresi olup olmadığının tespit edilmesi, tapuda adresi bulunduğu takdirde bu adrese tebligat yapılması, ilgilinin tapuda kayıtlı adresi bulunmaz ise varsa adres kayıt sistemindeki adresine tebligat yapılması gerekeceği, tapuda ve adres kayıt sisteminde kayıtlı adresinin tespit edilememesi halinde gazetede veya elektronik ortamda yapılan satış ilanının tebligat yerine geçeceği-
Muhatabın adreste bulunmadığını beyan eden komşunun isminin, Tebligat Kanunu'nun 21/1 ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesi uyarınca tespit edilerek aynı Kanun'un 23/7. maddesi uyarınca mazbataya yazılmadığı, bu haliyle satış ilanı tebligatının usulsüz olduğu-