Muvazaa iddiasına dayalı olarak sıra cetveline itiraz istemine ilişkin davada, Davalı savunmasında, "bedeli paylaşıma konu taşınmazın sit alanı dışına çıkarıldığından bahisle borçlu adına tescilinin gündeme geldiğini, tescile ilişkin bu işlemlerin icra müdürlüğü tarafından verilen yetkiyle kendilerince takip edilerek tamamlandığını, taşınmazın bu şekilde borçlu adına tescil edildiğini, öte yandan Borçlunun mirasbırakanından intikal eden mirası alacaklılarının aleyhine olacak şekilde reddettiğini, kendileri tarafından mirasın reddinin iptali davası açıldığını" ileri sürmesi ve bu hususların dosya kapsamındaki belgelerle ispatlanmış olması ayrıca davalı borçlu tarafından davacı aleyhine ikame edilmiş kambiyo senetlerine karşı şikayet davası ile ihalenin feshi davaları bulunduğunun da sabit olması karşısında davalı alacağının muvazaalı olduğundan bahsetmek mümkün görünmediği-
Davacının haciz koydurduğu dosyaya satış avansı yatırdığı sabit ise de aynı tarihli talebinde ayrıca ve açıkça satış talebinin bulunmadığı, ihale tarihi itibariyle hacizlerin düştüğü, davacının ihale tarihi itibariyle geçerli bir haczinin bulunmadığı ve ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden olmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince şikayetin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği-
Yapılan inceleme ve mahkeme tarafından alınan rapora göre; icra müdürlüğünce belirlenen değerin taşınmaza ve emsallere uygun belirlendiğinin tespit edildiği, bu nedenle kıymet takdirine itirazın reddine karar verildiği, kesin yargı kararıyla incelenen hususların yeniden dava konusu edilemeyeceği, ihalenin feshi sebebi gösterilmeyeceği- Covit-19 salgınının yasanın belirlediği anlamda olağanüstü hal olarak kabul edilemeyeceği, ancak taşınmazın muhammen değerin üzerinde satıldığı, zarar unsurunun oluşmadığı, bu durumda davacının ihalenin feshini istemekte hukuki yararının bulunmadığı-
Alacaklı vekilinin takip dosyasına yaptığı haricen tahsil bildirimindeki tarih ve miktarın muhasebe işlem fişi ile uyumlu olduğu anlaşıldığından borçlunun itfa nedeniyle icranın geri bırakılmasını istemekte hukuki yararı bulunmadığının kabulü gerektiği-
İhale bedeli muhammen bedelin üzerinde olsa da, ihaleye hazırlık işlemleri öncesinde toplu ipoteğe konu tüm taşınmazların aynı takip talebinde yer almaması suretiyle TMK'nın 873/3.maddesine aykırı işlem yapıldığı anlaşılmış olduğundan şikayetçi borçluların ihalenin feshini istemekte hukuki yararının bulunduğu, mahkemece, ilgili yasa maddeleri re’sen nazara alınarak, ihaleye konu taşınmazla birlikte birden fazla taşınmaz hakkında toplu ipotek tesis edilmesine karşılık, taşınmazların tamamı yerine bir kısmı hakkında takip başlatılarak satışlarının talep edilmesi usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği-
Alacaklı tarafından borçlu ...... Isimli Gemi Donatanı ............... S.A.'ya izafeten .............. Gemi Acenteliği ve Taşımacılık Ltd. Şti. aleyhinde taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip (ör 8) başlatıldığı, burada borçlunun sadece Gemi Donatanı ................. Sa olduğu, acente ............ Gemi Acenteliği ve Taşımacılık Ltd. Şti.'nin borçtan herhangi bir sorumluluğunun olmadığı, sadece TTK'nın 105. maddesi gereğince donatanı takip ve davada aracılık yaptığı işler ile sınırlı olarak temsil ettiği, takip dosyasında bulunan ............. tarihli vekaletnamede de vekil edenin ............. Gemi Acenteliği ve Taşımacılık Ltd. Şti. olduğu, asıl borçlu ................ SA tarafından verilmiş bir vekaletnamenin olmadığı gibi, icra müdürlüğünün borçlu ya da vekili aleyhine herhangi bir işlem yapmadığı, icra müdürlüğü kararının tespit niteliğinde olduğu, bu nedenle şikayetçinin tespit niteliğinde olan karara karşı şikayet yoluna başvurmasında hukuki yararının olmadığı-
Temyiz yoluna başvuran haciz alacaklısı olup üçüncü kişi konumundaki SGK'nun ihalenin feshi şikayetinde şikayet olunan olarak gösterilmesinin ve ihalenin feshi kararı ile birlikte aleyhine yargılama giderlerine yükletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu- İlk Derece Mahkemesince dosyada davalı olarak işlem gören SGK'nın harçtan muaf olduğu gözden kaçırılarak, davalı SGK'ya harç yükletilmesinin hatalı olduğu-
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre ihale bedelinin en az muhammen bedel kadar olması halinde, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerektiği, somut olayda şikayet eden borçlunun kıymet takdirine yönelik bir iddiası bulunmadığı da gözetildiğinde muhammen bedeli 400.000,00 TL olan taşınmaz 498.000,00 TL’ye satıldığından zarar unsuru gerçekleşmemiş olup şikayetçinin ödeme emri ve satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesine dayalı olarak ihalenin feshini istemekte hukuki yararının olmadığı-
İtirazın iptali ilamında taraf olarak yer almayan kat maliklerinin borçlu olarak takibe dahil edilerek taraflarına icra emri gönderilmesinin yerinde olmadığı-
Takip talebinin 2 nolu bendinde borçlu olarak şirket ismi yazıldığı, 5 nolu bendinde ise ipotekli taşınmaz maliki olarak ....... ve ........ yazıldığı, takip talebinin 2 nolu bendinde .......... isminin yazılmamış olması ............ hakkında usulüne uygun olarak takip başlatılmadığı sonucunu doğurmayacağı- İİK'nın 134/8. maddesinde "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesinin yer aldığı, Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, ihale bedelinin, en az muhammen bedel kadar olması halinde, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerektiği, ilk derece mahkemesi gerekçesine ve şikayete konu ihalede re'sen dikkate alınması gereken kamu düzenine aykırı bir husus bulunmamasına göre ihalenin feshi talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu-
