Dava, banka tarafından kredi alacağının tahsili amacıyla açılmış bir dava değil, üçüncü kişi tarafından banka aleyhine açılmış olduğundan, bu davada, bankanın harçtan muaf olmadığı-
5230 s. K. mad. 11 ile 4603 s. K.'na tabi bankalara getirilen muafiyetin tahsil harcını (492 s. Harçlar K. mad 28.) kapsamadığı, ancak başvurma harcı ve vekalet suret harçlarından muafiyetin söz konusu olduğu-
Tahsil harcının, ilerde borçludan alınmak üzere, ödeme yapıldığı sırada alacaklıdan alınacağı, 5230 s. K. mad. 11 ile 4603 s. K.'na tabi bankalara getirilen muafiyetin tahsil harcını (492 s. Harçlar K. mad 28.) kapsamadığı- Tapu harçları konusunda, icra müdürünün tahakkuk veya tahsil memuru sıfatı bulunmadığından, tapu harçlarının alınıp alınmayacağına karar verme görev ve yetkisinin de bulunmadığı ve icra mahkemesince, ihale alıcısı alacaklı tarafından, tapu sicil müdürlüğüne yatırılan tapu harcının icra dosyasına iadesi için yapılan şikayetin yargı yolu nedeniyle reddi gerektiği- Bankaların yalnızca kredi sözleşmesinden kaynaklanan değil, her türlü alacaklarının tahsili için yaptıkları icra takibi nedeniyle yapılan ihale sonucu taşınmazı alacaklarına mahsuben almaları halinde, anılan işlemin damga vergisinden müstesna olduğu (5520 s. K. mad. 5/1-f)-
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 maddesi hükmü gereğince; konusu para veya para ile değerlendirilmesi mümkün bulunan bir şey olan davanın dava şartlarından birinin bulunmaması ( noksan olması ) nedeniyle usulden reddine ilişkin kararda, vekalet ücreti nispi tarifeye göre takdir edilir; ancak, bu nispi vekalet ücretinin miktarı, maktu vekalet ücretini geçemeyeceği-
Bilirkişice tahsili gereken miktarlar ile icra dosyasında tahsil edilen miktarlar aynı olmadığından, fazla tahsil edilen miktarlar yönünden müdürlük işleminin iptali gerekeceği- 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkumlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanun'un 1. maddesine göre Cezaevi harcının yükümlüsü alacaklı olduğu halde, cezaevi harcının borçludan tahsiline ilişkin müdürlük işleminin iptali gerekeceği-
Alacaklı varlık yönetim şirketinin alacağına karşılık borçluya ait aracı cebri icra yolu ile alması halinde Katma Değer Vergisi'nden istisna tutulacağı-
Takibe konu borç ödendiğinden, icra mahkemesince icranın geri bırakılmasına karar verileceği- Farklı takiplere konu edilmiş olsa da tahsil edilen alacağın aynı olduğu durumlarda tek tahsil harcı alınacağı-
Ödeme veya icra emrinin tebliğe çıkarılmasından sonra fakat tebliğ edilmesinden önce ödeme yapılması ve icra takibinden vazgeçilmesi halinde tahsil harcının alınmayacağı, üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnamesi sonucu takip dosyasına para gönderildiği, aynı tarihte borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edilmesi ile şirket yetkilisinin icra dairesine gelerek tebliğ tarihi itibariyle yasal sürelerden feragat edip, şirketlerinin alacaklı olduğu üçüncü kişiden gelecek paranın haczine itirazlarının olmadığını ve gelen paranın alacaklı bankaya ödenmesine rıza gösterildiğini beyan ettiği anlaşıldığından ve borçlu şirket yetkilisinin icra dairesindeki bu beyanı, üçüncü kişi tarafından gönderilen paranın ödeme emrinin tebliğinden önce takip dosyasına geldiğine karine teşkil ettiğinden bu haliyle ödenen paradan tahsil harcı kesilmesinin mümkün olmadığı-
Tahsil harcının sorumlusunun borçlu olduğu,bu harcın, icra dairesince alacağın ödenmesi sırasında yatırılan paradan tahsil edilmesinin borçlunun söz konusu sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı ve borçlunun borcu, yatırılan paradan kesilerek ödenen tahsil harcı kadar devam edeceğinden, alacaklının kesilen harç miktarı kadar takibe devam hakkının bulunduğu- 4603 s. Kanuna tabi olan bankaların cezaevi harcından da muaf olduğu-
5230 s. K. ile 4603 s. Kanuna tabi bankalara tanınan muafiyetin; başvurma harcı, peşin harç ve vekalet suret harcını da içerdiği-