Borçluya icra emri tebliğ olunmadığına göre tebligatın usulsüzlüğünden bahsedilemeyeceğinden takipten, kıymet taktiri raporu ve icra emrinin tebliği ile haberdar olunduğunun da kabul edilemeyeceği-
Alacağın varlığı ve miktarı 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında yargılama yapılmasını zorunlu kıldığından mahkemece bu yönde bir ilam alınmadan başlatılan takipte icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken şikayetin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Borçlu yasal süresi içinde hesap özetine itiraz ettiğine göre mahkemece bilirkişi aracılığı ile İİK.nun 68/b madde koşullarında inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken açıklanan madde hükümlerine aykırı biçimde eksik inceleme ile karar verildiği gibi, icra mahkemesine başvurusunda borçlu tarafından icra emrinin iptali istendiği halde talep aşılarak takibin iptaline karar verilmesinin de isabetsiz olduğu-
Alacaklının ipotek limiti ile sınırlı olarak takip yapabileceği, alacaklının teminat altına alınmayan kalan alacağı için kredi borçlusu hakkında yöntemine uygun olarak ayrı bir takip yapacağı-
İhtarnamenin borçlulara tebliğ edildiği anlaşıldığından, ipoteğin limit ipoteği olması ve ihtarnameye süresi içinde itiraz edilmesinin, borçlulara icra emri gönderilmesine engel teşkil etmeyeceği-
İpotek bir vadeye bağlanmış ise, bu sürenin muaccelliyet koşulunu ifade edeceği, yani konulan süreden önce ipoteğe dayalı hakkın talep edilemeyeceği, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı, sürenin dolmasıyla takip hakkının kullanılabileceği-
"Konut Finansmanı Sözleşmesi" kapsamında alınan kesin borç ipoteğine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçilip borçluya İİK.nun 149. maddesi kapsamında icra emri gönderildiğinden alacağın varlığı ve miktarı, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında yargılama yapılmasını zorunlu kıldığından mahkemece takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takiplerde, takip dayanağı belgenin icra emri ile birlikte borçluya gönderilmesi gerektiği yönünde bir yasal zorunluluğun bulunmadığı-
Kurumsal ve ciddi bir yapıya ve Devletin sıkı denetimine tabi olan bankalar ve kredi veren kuruluşlar yönünden yapılan düzenlemelerin, herhangi bir gerçek ya da tüzel kişi alacaklı için de uygulanacağının kabulü ağır sonuçlara yol açabileceğinden, İİK. nun 150/ı maddesinde yer alan düzenlemenin banka ve kredi veren kuruluşlar yönünden olup, diğer gerçek ya da tüzel kişilerin anılan maddeye dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapmalarının mümkün olmadığı-
İpotek veren üçüncü kişi ya da ipotekli taşınmazı ipotekle yükümlü olarak alan 3. kişi ile asıl borçlu arasında zorunlu takip arkadaşlığı olup; icra müdürünün İİK. 149. maddeye aykırı işlemine yönelik başvuru İİK.nun 16. maddesine dayalı şikayet olup, zorunlu takip arkadaşlığı nedenine dayalı olmakla, şikayetin kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca süreye tabi olmadığı-