Ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkün olup, tespit dilekçesinin ya da raporunun tebliği işleminin de ayıp ihbarı niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği-
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinin "işin eksiksiz teslim edildiği"ne ilişkin olmasının, bölge adliye mahkemesince "sözleşmeden doğan edimin ayıplı ifa edildiği ve hükmedilen cezai şart alacağı"na ilişkin olarak açık istinaf bulunmadığından bahisle esastan reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı- Yüklenicinin istinaf dilekçesinde işin tamamını eksiksiz bir şekilde teslim ettiğini ifade etmiş olduğundan cezai şartı da istinaf ettiğinin kabulü gerekeceği-
Taraflar arasında imzalanan düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin tarafı olan arsa sahibi murisin davalı dışındaki diğer mirasçılarına da dava açılarak eldeki dava ile birleştirilmesi için davacı vekiline süre verilmesinin gerektiği-
Dava dışı arsa sahibi ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince işveren davalı şirkete düşecek olan bu bloklardaki bağımsız bölümlerden sözleşme doğrultusunda imalat bedeli olarak davacıya verileceği kararlaştırılan toplam 65 adet dairenin tamamını almayı davacının hak ettiği, bu sözleşme gereği davacıya imalat bedeli karşılığı verilmesi gereken 65 adet daireden  63 adedinin davalı asıl yüklenici tarafından davacı yükleniciye devrinin yapıldığı - Ancak dava konusu C bloktaki 52 ve 54 bağımsız numaralı taşınmazların tapusunun devredilmediği,  davalı şirketin davacı yüklenicinin eksik imalat yaptığını iddia ederek bu bağımsız bölümlerin tapusunun devredilmediğini belirtmiş ise de; dava tarihinden önce dava konusu bağımsız bölümlerin yapı kullanım izin belgelerinin alınmış olduğu ve bu şekilde dava konusu taşınmazların tesliminin gerçekleştiği tespit edilmekle davalı şirketçe dava konusu taşınmazların davacıya devredilmemesinin yerinde olmadığı - Davacı tarafın dava konusu taşınmazlar yönünden tapu iptal ve tescil talebinde bulunduğu, ancak ıslah dilekçesi ile davalarına sadece dava konusu taşınmazların bedelinin tahsili yönünden devam ettiklerini bildirdiği, bundan dolayı dava konusu 54 nolu bağımsız bölümün bilirkişi raporuna göre dava tarihindeki değeri olan 150.000,00 TL'nin davalı şirketten tahsilinin gerektiği - Dava konusu 52 nolu bağımsız bölümün dava tarihindeki değeri olan 150.000,00 TL'nin davalı şirket ile diğer davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsil edilemeyeceği, zira davalının davalı asıl yükleniciden bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişi olduğu, davacı tarafından yapımı üstlenilen B ve C bloklara ilişkin davalı şirket ile yapılmış olan sözleşmeden bilgisi bulunduğuna ve davalı şirket ile davalı arasında muvazaalı tapu devri yapıldığına dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, dava konusu taşınmazın tapuda davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan inşaat yapım sözleşmesine ilişkin bir şerhin de mevcut olmadığından davacı lehine davanın kabulünün yerinde olmadığı -
Mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak bedeli hesaplanan işin ayıplı iş olup olmadığı, ayıplı iş ise gizli ayıp mı yoksa açık ayıp mı olduğunun belirlenmesi, kapalı devre güvenlik sisteminin davacılara fiilen teslim edildiği tarih itibarıyla açık ayıplarla ilgili teslimden sonra yükleniciye TBK'nın 474. (BK'nın 359) maddesinde öngörülen sürede ihbarda bulunulup bulunulmadığı, gizli ayıplarla ilgili olarak da ayıbın ortaya ne zaman çıktığı, çıkmasından sonra yüklenicinin TBK'nın m. 477. (BK'nın 362) maddesine uygun olarak haberdar edilip edilmediği hususları üzerinde durulması ve davalı vekilince dava konusu işin garanti süresinin dolduğunun ileri sürülmesi karşısında bu hususta ayıba ilişkin zamanaşımı da değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
Eser sözleşmesi ilişkisi nedeniyle davalı yüklenici tarafından davacı iş sahibi aleyhine yapılıp kesinleşen ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkin açılan davada mahkemece tarafların mutabık kaldıkları 162.604,00 TL bedelli proje dışında davalı yüklenicinin üstlenip gerçekleştirdiği imalâtların eksikler dikkate alınarak, ayıplar yönünden süresinde ayıp ihbarı bulunmadığından bedel tenzili yapılmaksızın, işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçleriyle bedeli konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp bulunacak miktara ihtilâfsız proje bedeli eklendikten sonra kanıtlanan ödeme mahsup edilerek ve ayıp nedeniyle herhangi bir bedel tenzili-nefaset indirimi yapılmaksızın sonucuna uygun menfi tespit istemiyle ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile bedel tenzili yapan ve proforma fatura ile teklif formuna göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilemeyeceği-
Dava konusu olay ile ilgili, yeni bir bilirkişi kurulu aracılığıyla açıklanan ilkeler doğrultusunda öncelikle, tazminat konusu yapılan kalemler tek tek değerlendirilip, bunların ayıplı iş mi, yoksa eksik iş mi, ayıplı işlerin ise gizli ayıp mı yoksa açık ayıp mı olduğunun belirlenmesi, daha sonra yapılacak araştırma ile inşaatın davacı arsa sahibine teslim tarihi (fiili teslimin bulunup bulunmadığı ve var ise, tarihi net olarak belirlenip) itibariyle açık ayıplarla ilgili teslimden sonra yükleniciye TBK mad. 474'te öngörülen şekilde süresinde ihbarda bulunulup bulunulmadığı, gizli ayıplarla ilgili olarak da ayıbın ortaya ne zaman çıktığı, çıkmasından sonra yüklenicinin TBK mad. 477'ye uygun olarak haberdar edilip edilmediği ve zamanaşımı süreleri de dikkate alınarak eksik ve süresinde ihbar edilen ayıplı işlerin giderim bedelinin teslim tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine göre hesaplanması ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
İşyeri sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat alacağına dayalı itirazın iptali davası-
Tazminat konusu yapılan kalemler tek tek değerlendirilip, bunların ayıplı iş mi, yoksa eksik iş mi, ayıplı işlerin ise gizli ayıp mı yoksa açık ayıp mı olduğu belirlenmesi, daha sonra yapılacak araştırma ile inşaatın davacıya teslim tarihi itibariyle açık ayıplarla ilgili teslimden sonra yükleniciye BK'nın 359. (TBK'nın m. 474.) maddesinde öngörüldüğü şekilde süresinde ihbarda bulunulup bulunulmadığı, gizli ayıplarla ilgili olarak da ayıbın ortaya ne zaman çıktığı, çıkmasından sonra yüklenicinin BK'nın 362. (TBK'nın m. 477) maddesine uygun olarak haberdar edilip edilmediği hususları üzerinde durularak, eksik ve süresinde ihbar edilen ayıplı işlerin giderim bedelinin teslim tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine göre hesaplattırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği- Arsa sahibinin mirasçılarına aleyhine gerekçesi de belirtilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğu-
Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığının her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabileceği-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • kayıt gösteriliyor