Bilirkişi raporuna karşı davacı vekilinin beyanı celsede alındıktan sonra, mahkemece sözlü yargılama için ayrı bir gün tayin edilip davalı taraf davet edilmeden ve davalı vekilinin yokluğunda tahkikatın bittiği bildirilerek karar verilmiş olup, HMK'nun 186. maddesi hükmüne aykırı olarak tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama için gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmiş olacağı-
Davacı, celsede "yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını, bu talep kabul görmezse davanın kabulüne karar verilmesi"ni talep etmiş, davalı vekili ise "davanın reddine karar verilmesi"ni istemiş, mahkemece davacının talebi için ayrıca bir karar verilmeden ve yargılamanın bittiği açıklanarak sözlü yargılama için ayrı bir gün tayin edilmeden davanın reddine karar verilmişse de, HMK'nun 186. maddesi hükmüne aykırı olarak tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama için gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmiş olacağı-
Kısa kararda, el atmanın önlenmesi talebine ilişkin olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmayıp; gerekçeli kararda, "Sehven kısa kararda ecrimisile hükmedilmesine rağmen Müdahalenin menine ilişkin kabul kararına yer verilmemiştir." denilmek suretiyle, kısa karara çelişkili olarak gerekçeli karar yazılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
6100 sayılı HMK'nın yürürlükte olduğu dönemde açılan davada ön inceleme duruşması tamamlanıp tahkikat aşamasına geçilmesine karşılık anılan yasanın 147.maddesinin emredici hükmüne aykırı biçimde davalı tarafın tahkikat duruşmasına davet edilmeksizin esasa ilişkin karar verilmek suretiyle davalının hukuki dinlenilme hakkına aykırı davranılmasının hükmün bozulmasını gerektirdiği-
Bozma ilamından sonra arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi için açılan diğer dava, ceza-i şart alacağının tahsili istemine ilişkin davanın sonucunu etkiliyeceğinden, bekletici mesele yapılması gerektiği- Geçersizliğinin tespitine karar verilen sözleşmeye dayalı olarak ceza-i şart isteminde bulunulamayacağı-
Mahkemece duruşma oturumunda tahkikatın bittiği tefhim edilmeden (HMK. mad. 184) ve sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunulması amacı ile davet hususu (HMK. mad. 186) yerine getirilmeden, davalı vekilinin mazereti de reddedilerek, yokluğunda karar verilmiş olmasının bozma sebebi olduğu-
Duruşma oturumunda tahkikatın bittiği tefhim edilmeden (HMK. mad.184) ve sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunulması amacı ile davet hususu (HMK. mad. 186) yerine getirilmeden, davalı vekilinin mazereti de reddedilerek, yokluğunda karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Tapu iptali ve tescil, alacak davasında, sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren sözleşmede yer alan bedelin TEFE – TÜFE endekslerindeki artışlar ile, altın, döviz fiyat ve kurlarındaki artışlar, işçi ve memur aylıklarındaki artışlar gözetilerek denkleştirici adalet kuralları uyarınca, dava tarihine kadar uyarlaması yapılarak dava tarihinde harici satış senedindeki miktarın ulaştığı değerin (miktarın) hüküm altına alınması gerekeceği-
Mahkemece, duruşmada, tahkikata son verileceği bildirilerek, taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklamada bulunmak üzere imkân tanınması, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığının görülmesi halinde tahkikatın bittiğinin tefhim edilmesi, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olunacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edilmesi ve taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirli gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususunu bildirilmesi gerektiği- Davalı vekilinin mazereti hakkında bir karar verilmeksizin ve herhangi bir uyarıda bulunulmadan sözlü yargılamaya geçilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu- Üyelik devir sözleşmesi yapıldığı tarih itibariyle sözleşmenin yanları arasında geçerli sonuç doğurmasına karşın, kooperatif bakımından,  1163 s. Koop. K.nun 14/3 ve anasözleşme hükümleri gereği, devrin kooperatife bildirilmesi ve yönetimin makul sürede yapacağı inceleme sonunda devir alanın ortaklık şartlarını taşıması durumunda, devir alanı makul süre içerisinde üyeliğe kabulü kararı verdiği tarihte hüküm ifade edeceği-
Mahkemece, tahkikata son verileceği bildirilerek, taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklamada bulunmak üzere imkân tanınması, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığının görülmesi halinde tahkikatın bittiğinin tefhim edilmesi, bundan sonra sözlü yargılama aşamasına geçilmesi, sözlü yargılama için taraflara duruşma günü verilmesine ve duruşma gününün tebliğine ilişkin HMK'nın 186. maddesi hükümlerinin yerine getirilmesi gerekirken, usul hükümleri yerine getirilmeden, yargılamaya devam edilip karar verilmesinin hatalı olduğu-