Taraflar arasında düzenlenen satın alma sözleşmesinde "USD meblağ ödemeleri fatura tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden yapılacaktır." hükmü kararlaştırılmış ise de, daha sonradan tanzim edilen faturalarda "işbu fatura USD karşılığı kesilmiş olup vade tarihinde .... USD olarak tahsil edilecektir." ibaresi yer aldığından ve alıcının süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmaksızın bu haliyle faturaları defterine kaydettiği anlaşıldığından, ödeme hususundaki kaydın eylemli olarak değiştirildiğinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılacağı-
Faturaların Türk Lirası cinsinden düzenlenmiş olması Vergi Usul Kanunu gereği zorunlu olduğundan, euro cinsinden belirlenen sözleşme bedelinin cinsinin değiştirildiğinin kabul edilemeyeceği- Mahkemece iş bedeli yabancı para cinsinden kararlaştırıldığından davacının kural olarak kur farkını talep etmesinin mümkün olması sebebi ile ödeme tarihindeki kurlara göre davacının kur farkından kaynaklanan alacağı olup olmadığı hesaplattrılması gerektiği-
Konusu para olan borç ülke parasıyla ödenmesi gerektiği, alacağın tahsil tarihinde tespit edilen efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası olarak tahsiline karar verilmesi gerekmediği-
Yabancı para üzerinden ücret alan işçiler yönünden talep olması halinde ihbar tazminatının yabancı para cinsinden hesaplanmasına yasal bir engel olmadığı-
Davacı futbolcunun sözleşmede döviz cinsinden ödenmesi kararlaştırılan aylık ödemeye ilişkin alacağını döviz cinsinden talep edebileceği (TBK. mad. 99) ve mahkemenin de HMK. mad. 26 gereğince davacının talebi ile bağlı olup, bu talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği-
Yabancı para üzerinden yapılan alım satımlarda Vergi Usul Kanunu hükümleri gereğince faturaların Türk Lirası üzerinden düzenlenme zorunluluğu bulunduğundan faturalarda belirtilen yabancı paranın Türk Lirası karşılığı kur gözetilerek fatura tarihlerinde ödeme yapılmayıp daha sonra Türk Lirası ile ödeme yapılması durumunda kur farkı istenebileceği ve bunun için taraflar arasında bir teamül oluşmasına da gerek bulunmadığı- Kambiyo senedi düzenlenmesinin tek başına borcun yenilenmesi sonucunu doğurmayacağı, yenilenmenin sözleşmeden açıkça anlaşılması gerektiği- Taraflar arasında borcun yenilenmesine ilişkin bir sözleşme bulunduğu savunulmadığına göre, davacının temel ilişki nedeniyle düzenlediği faturalar ve koşullarının oluştuğunun saptanması durumunda kur farkı talep edebileceğinin kabulü gerektiği-
Alacaklının Borçlar Kanunu'nun 99/son maddesi gereğince seçimlik hakkının mevcut olduğu, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasını istemesi halinde takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceğinden alacaklı, bu alacağa 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar Devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz isteyebileceği-