Uyuşmazlığın alacaklıyı zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltmek suçundan şikayette bulunulmasına rağmen ilk derece mahkemesince bu konuda hüküm kurulmamasına ilişkin olduğu - Sanığa isnat edilen suçun oluşması için aciz belgesinin alınması zorunlu olmayıp alacaklıların alacağını alamadığını ispat etmesi halinde de suç oluşabileceğinden, yürütülen takip sırasında sanığa ve takip borçlusu şirketlere ait taşınmazlar ile araçlar üzerine haciz konulmuş ise de, aynı hacizli mallar üzerinde başka dosyalardan dolayı da hacizler bulunduğunun anlaşılması nedeniyle, hacizli malların değeri ile üzerindeki tüm alacakların miktarları belirlenerek, alacakların karşılanmasından sonra şikayete konu dosya borcu için bir miktar paranın kalıp kalmadığının araştırılması gerektiği-
Borçlu tarafından yapılan kendisine ait taşınmazlara, araçlara ve işyerine ilişkin satış (devir) işleminin ‘alacaklılara zarar verme kastıyla’ ve ‘borçlarını ödememek için’ mi ve ‘gerçek değeri ile’ mi yapıldığının ayrıca ‘borçlu şirket yetkilisinin alacaklıya zarara sokmak kastıyla gerçek olmayan borcu hakkında ikrarda bulunan aleyhine muvazaalı icra takibi yatırıp yatırmadığı’nın –varsa tarafların ticari defterleri üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırarak ve satın alan kişinin ödeme (parasal) gücü hakkında zabıta araştırması yaptırarak- sonucuna göre (sanıkların) hukuki durumunun takdir edilmesi gerekeceği-
30 tam gün olarak tayin edilen gün adli para cezasının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarı ile çarpılarak sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekeceği; yasal olmayan gerekçe ile TCK.’nun 50 vd. maddelerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinin yasaya aykırı olacağı-
Sanık (borçlu) hakkında dava sonucunda tasarrufun iptaline karar verilmiş olması halinde verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekeceği-
Borçlu tarafından yapılan temlikin alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ve muvazaalı olarak yapılıp yapılmadığının araştırılarak sonucuna göre hukuki durumun takdir edilmesi gerekeceği-
5237 sayılı TCK’nun 61/8. Maddesi uyarınca; temel adli para cezasının tayininde esas alınacak tam gün sayısı üzerinden artırım ve indirimler yapıldıktan sonra belirlenen sonuç ceza ile bir gün karşılığı takdir edilen miktarın çarpılması suretiyle adli para cezasının tayinin gerekeceği-
Sanık (borçlu) hakkında dava sonucunda tasarrufun iptaline karar verilmiş olması halinde verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekeceği- TCK'nun da cezaların içtimaı müessesesinin bulunmadığı, hükmedilen adli para cezalarının toplanmasına karar verilmesi gerektiği- İİK’nun 354. maddesinin borcun ödenmesi durumunda da uygulanacağının karar yerinde gösterilmesi gerektiği-
Hapis ve gün para cezalarının ayrı ayrı paraya çevrilerek uygulamanın gösterilmesi gerekirken, sonuç cezasının gösterilmesinde 5237 sayılı TCK.’nunda cezaların iştimai kurulunun bulunmamasına rağmen hükmedilen adli para cezalarının toplanmasına karar verilmesini yasaya aykırı olduğu-